Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2018/2956 E. 2021/3039 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2956
KARAR NO : 2021/3039
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli Yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz isteminin sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2015 tarih 2015/68531 soruşturma, 2015/32845 Esas ve 2015/2720 İddianame numarası ile sanık … hakkında katılan …’e yönelik eylemler nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçundan üç kez, TCK’nın 149/1-c, 35 maddesinde düzenlenen nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan bir kez cezalandırılması için iddianame düzenlendiği, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 gün 2015/196 esas ve 2016/134 sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’e yönelik 30.12.2014 tarihindeki nitelikli yağma suçlarından birincisi için 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c, 39/2-c, 62 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılması için karar verildiği, ancak 30.12.2014 suç tarihindeki ikinci yağma, 04.01.2015 suç tarihindeki nitelikli yağma ve temmuz 2015 suç tarihli nitelikli yağmaya teşebbüs suçları için açılan davalar bakımından herhangi bir hüküm kurulmadığı, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.04.2017 gün 2016/4978 esas ve 2017/1050 karar sayılı ilamındaki “Hükmün tefhim olunduğu 18.04.2016 tarihli oturuma tutuklu bulunduğu Erzurum cezaevinden SEGBİS sistemi ile katılan, sanık …’e son söz hakkı tanınmadan, 5271 sayılı CMK’nun 216.maddesine aykırı davranılması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması” şeklindeki gerekçe ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanık … ’ in kazanılmış hakkının katılan …’e yönelik 30.12.2014 tarihindeki nitelikli yağma suçlarından birincisi için uygulanabileceği, ancak 30.12.2014 suç tarihindeki ikinci nitelikli yağma, 04.01.2015 suç tarihindeki nitelikli yağma ve temmuz 2015 suç tarihli nitelikli yağmaya teşebbüs suçu için açılan davalar bakımından her zaman hüküm kurulabileceği ve kazanılmış hak teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2018 gün 2017/206 esas ve 2018/58 karar sayılı ilamında anılan suçlar bakımından hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamede bu konuda bozma isteyen (2) nolu görüşe katılınmamıştır.
I-Sanıklar …, …, … hakkında katılan …’e yönelik 30/12/2014 tarihinde iki kez nitelikli yağma, 04/01/2015 tarihinde yağma, Temmuz 2015 tarihinde nitelikli yağmaya teşebbüs; sanık … hakkında katılan …’e yönelik 30/12/2014 tarihinde bir kez nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulaması yönünden, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
30.12.2014 suç tarihinde katılan …’e yönelik ilk nitelikli yağma suçunun tüm sanıklar tarafından aynı anda ve eylem bütünlüğü içerisinde el ve işbirliğiyle hareket edilmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında, bu suç için kurulan hükümde sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39. maddesi ile uygulama yapılması, kazanılmış hak nedeniyle sonuca etkili olmadığından; sanık …’in adli sicil kayıtlarında yer alan tekerrüre esas hükümlülüklerinin en ağırı olan Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2008 gün 2008/181 Esas ve 2008/302 karar sayılı hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması yerine daha az cezayı içeren hükümlülüğün esas alınması, aleyhe temyiz olmadığından; anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar … , …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, tebliğnameye kısmen aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında katılan …’e yönelik 30/12/2014 tarihinde bir kez nitelikli yağma, 04/01/2015 tarihinde nitelikli yağma, Temmuz 2015 tarihinde nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Dosya içeriğine,uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık … hakkında katılan …’e yönelik 30.12.2014 suç tarihindeki ikinci nitelikli yağma, 04.01.2015 suç tarihindeki nitelikli yağma ve temmuz 2015 suç tarihli nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu diğer sanıklar …, … ve … ile birlikte aynı anda ve eylem bütünlüğü içerisinde el ve işbirliğiyle hareket edilmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.