Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2018/3085 E. 2021/2677 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3085
KARAR NO : 2021/2677
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜMLER : İstinaf isteminin esastan reddi, temyiz isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … müdafiileri duruşmalı inceleme isteminde bulunmuşlar ise de; hükmolunan cezaların miktarına göre 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
1-) Katılanlar … ve …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan temyiz isteminin reddi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 04/05/2018 tarihli, 2017/2329 Esas ve 2018/239 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanıklar …,ve … müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2-) Sanıklar …,ve … hakkında katılanlar …,’e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile tüm katılanlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin atılı suçların yasal unsurları ile oluşmadığına, eylemin yardım etme niteliğinde olmasına, değer azlığı nedeni ile 150/2 maddesinin uygulanması gerektiğine; sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin suçun yasal
unsurları ile oluşmadığına, sanığın eyleminin tek bir yağma suçunu oluşturacağına, 150/2 maddesinin uygulanmamasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden 110. maddenin uygulanmamasına; sanık … müdafiinin temyiz isteminin ise sanığın atıla suça iştirakinin bulunmadığına, eylemin tek bir suçu oluşturacağına ve 43/2. maddesinin uygulanmamasına, fazla ceza tayin edildiğine; sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin ise eyleme iştirakinin bulunmadığına, suç vasfının yanlış belirlendiğine, eylemin tek bir suçu oluşturacağına ve 43/2. maddesinin uygulanmamasına yönelik olduğu; belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde gece vakti sanıklar …,ve …’in önceden yapılan plan çerçevesinde, sanık …’ın sanıkların girmesi için açık bıraktığı kapıdan içeriye girerek önce para bulmak için evde araştırma yaptıkları, para bulamayacaklarını anlayınca da katılanlara ait ve maddi değeri bulunan cep telefonu, tablet, bilgisayarlar, katılan …’ya ait aracın anahtarı ile katılanlara ait çantalar içerisinde bulabildikleri paraları alarak olay yerinden ayrılmaları şeklinde gerçekleşen olayda; sanık …’in atılı suçları fikir ve işbirliği içerisinde diğer sanıklar ile birlikte gerçekleştirdiklerinden, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı; yine sanıkların üzerine atılı yağma suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağı için her bir katılana yönelik eylemin ayrı ayrı yağma suçunu oluşturduğu ve 43/2. madde hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin yasal ve yeterli olduğu; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 150/1. maddesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsili kapsamında değerlendirilemeceği gibi, değer azlığı nedeni ile 150/2 maddesinin de uygulanma koşullarının oluşmadığı; sanık … ve suç ortaklarının katılanların ellerini plastik kelepçe ile bağladıktan sonra katılanları darp ettiklerinin anlaşılması karşısında, eylemde TCK 110. madde hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı; bu itibarla Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf isteminin esastan reddi kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik, sanıkların mağdur sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin eleştirisi ile istinaf isteminin esastan reddi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar …, e … hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar …, ve … müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 18/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.