YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/918
KARAR NO : 2019/4377
KARAR TARİHİ : 18.09.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, yağmaya teşebbüs, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar …, …’nin mağdur …’e karşı nitelikli yağma ve mala zarar verme ile sanıklar …, … ve …’ın mağdurlar …, … ve Halil İbrahim Çeken’e karşı nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
I)Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmün niteliği, tayin olunan cezanın miktarı itibariyle 5271 sayılı CMK’nin 286/2. maddesi uyarınca, hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanıklar savunmanlarının temyiz isteminin CMK. 298. maddesi gereğince REDDİNE;
II)Sanıklar … ve …’in yağma eyleminin son aşamasına iştirak eden sanık … hakkında yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
III)Sanıklar … ve … hakkında yağma ve yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yalova’da gerçekleşen yağma eyleminde, mağdur … hakkında alınan 19.02.2013 tarihli kat’i hekim raporunda, katılanın “hayati tehlike yaratacak“ şekilde yaralandığı, bu eylemin yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halini oluşturduğu ve bu nedenle TCK’nin 149/2. maddesi gereğince hükmün kurulması gerektiği gözetilmeden yağma suçunun unsuru kabul edilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
Sanıkların para almaya yönelik olarak 07.01.2013 tarihinden itibaren mermi göndermek, işyeri kurşunlamak ve telefon etmek suretiyle tehdit eylemlerine başladıkları, 17.02.2013 tarihinde gece sayılan zaman diliminde mağdur …’in yalnız kalmakta olduğu villasına giderek burada cebir ve silahla tehdit etmek suretiyle 5 trilyon para istedikleri, mağdurun günlerden pazar olması nedeniyle parayı bulamayacağını, pazartesi günü bulabileceğini söylemesi üzerine cüzdanında bulunan 2.800-TL. Parasını, üzerinde ismi yazılı tespihini, üç adet cep telefonunu, nüfus cüzdanını ve para cüzdanını aldıkları ve bu olayı takiben de iradelerini özgüledikleri 5 trilyon parayı almak için tehditlerini sürdürdükleri, mağdur …’ın oğlu …’in bu durumu karakola intikal ettirmesi üzerine, seri numaraları alınmış 50.000-TL paranın hazırlandığı ve sanıklara buluşma yeri verildiği, sanıklar … ve …’nin yukarıda hükmü onanan … ile birlikte parayı almaya geldiklerinde, emniyet görevlilerince yakalandıkları, sanık …’in üzerinde mağdur …’tan yağmalanan cep telefonları, tespih ve nüfus cüzdanının bulunduğu, tehdit içerikli telefonların …’ye ait hat üzerinden yapıldığı ve yağma olayının gerçekleştiği evde yapılan incelemelerde …’nin parmak izlerinin bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar … ve …’nin baştan beri ortak iş yapan mağdurlardan para almayı amaçladıkları; iradelerini 5 trilyon TL’ye özgüledikleri ve yukarıda açıklandığı şekilde belirtilen para ve eşyaları aldıkları, daha sonra da iradelerini özgüledikleri parayı almak için harekete geçtikleri ve paranın verileceği yerde önceden haberdar edilen emniyet güçlerince yakalandıkları, açıklanan şekilde gerçekleşen eylemlerin bütün halinde tamamlanmış tek bir yağma suçunu
oluşturduğu, bu sanıklar yönünden ayrıca, yağmaya teşebbüs suçunu oluşturmayacağı, ancak, suçun işleniş biçiminin teşdit nedeni sayılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMUK’nin 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA; sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının korunmasına, 18.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.