Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/1323 E. 2021/6213 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1323
KARAR NO : 2021/6213
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar …, …, … ve
sanıklar …, …, …, … …. …, … müdafiileri

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar Arif (Azgın) Akın ve … müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminde bulunmuşlar ise de; hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulaması yönünden, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanık ……ın 24.05.2015 günü müdafii huzurunda vermiş olduğu kolluk ve 25.05.2015 tarihli sorgudaki ifadesi ile bu ifadesini destekleyen sanıklar … ve …’ın soruşturma aşamasındaki ifadelerine göre, “Sanık …… ile mağdur … arasındaki alacak verecek meselesinin, mağdur …’den 2000 TL karşılığında uyuşturucu madde satın aldığını, ancak mağdurun kendisini kandırıp limon tuzu vermesi nedeniyle kaynaklandığını” belirttiği dikkate alındığında, mağdurun uyuşturucu temin etmesi nedeniyle olan borcu hukuken korunan geçerli bir borç olmadığı gibi, ortada geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklanan alacak verecek ilişkisi de bulunmadığı, sanık ve mağdurun sonradan değiştirdiği beyanlarına dayanılarak “sanığın, mağdura, cezaevinde olan dayısına götürmesi için verdiği 2000 TL’yi götürmediği” şeklindeki beyanlarına itibar edilerek hukuken korunan bir alacağı olduğu kabul edilse dahi bu durumda da sanığın, mağdurdan alacaklı olduğunu iddia ettiği 2000 TL tutarında senet imzalatmanın yanı sıra, mağdurun cep telefonu, kol saati, nüfus cüzdanı ve kiralamış olduğu aracını almak suretiyle alacak miktarından aşkın bir malvarlığını yağmaladığı anlaşılmakla tebliğnamede bu konuda bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Karar tarihinden sonra sanık …’in soyadının “Azgın” iken “Akın” olarak düzeltildiğinin anlaşılması karşısında, anılan hususun gerekçeli kararda, nüfus kaydındaki tashihe uygun olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek suça doğrudan katıldığı halde, sanık … hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından TCK’nın 37. maddesi yollamasıyla cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 39. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar …, …, … ve sanıklar …, …, …, … …, … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye kısmen aykırı olarak ONANMASINA, 30.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.