YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1346
KARAR NO : 2021/3648
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanığın diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’in temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 29.04.2010 ve 26.12.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporları içeriğinde, sanığın “yukarı embesilite aşağı debilite seviyesinde zeka geriliğinin” bulunduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu rahatsızlığının TCK’nin 32. maddesi kapsamında işlediği fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli ölçüde azaltıp azaltmayacağı ve/veya azalmış olup olmadığı hususunda doktor raporu aldırılıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekliliği,
Kabule göre de;
1-Sanığın mağduru hem kemik kırığına hem de hayati tehlikeye neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin (5237 sayılı TCK’nin 87/3, 87/1-d maddeleri) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nın 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (4.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında üst sınırdan (1/2 oranında) artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 02/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.