Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/1851 E. 2021/5394 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1851
KARAR NO : 2021/5394
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, tefecilik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak, yardım etmek, hırsızlık, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulaması yönünden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararın ve 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
I- Sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçundan; sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik tehdit suçundan; tüm sanıklar hakkında ise suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Doğrudan doğruya zarar görmeyen Maliye Hazinesi’nin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz yetkisi bulunmadığından, Maliye Hazinesi vekilinin temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye kısmen aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’ın 01.03.2016 tarihli oturumda yüzüne karşı verilen kararı, yasal bir haftalık süreden sonra 16.03.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, yasal süresinden sonra yapmış olduğu vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
III- Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında tefecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı Kanunun 241/1. maddesinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; TCK’nin 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin, suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ile müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV- Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a yönelik kişiyi hürriyetinden ve nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Sanıklar … ile …’in yağma eylemini gece vakti, silahla, birden fazla kişi ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nin 149/1. madde ve fıkrasının (c), (h) bentlerinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin etkin pişmanlığı düzenleyen 168/3. maddesi ile uygulama yapılması, kanuna aykırı ise de karşı temyiz bulunmadığından anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’in, tekerrüre esas alınan Ağrı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 31.07.2008 gün ve 2008/80 – 2008/371 sayılı kararının doğrudan verilen 140 YTL adli para cezasına ilişkin olduğu, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesine göre kesin nitelikte olup tekerrüre esas alınamayacağı, bu ilam yerine sanığın adli sicil kaydında yazılı tekerrüre esas alınabilecek mahkumiyetlerinin içinde ağırı olan Ağrı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05.06.2009 gün ve 2008/560 – 2009/251 karar sayılı kasten yaralama suçundan hükmedilen 5 ay hapis cezasının esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümden sanık hakkında tekerrür ile ilgili bölümün çıkartılması, “5237 sayılı TCK’nin 58/6-7. maddesi gereğince sanık hakkında, Ağrı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05.06.2009 gün ve 2008/560 – 2009/251 sayılı kararında hükmedilen 5 ay hapis cezasının mükerrirliğe esas alınmasına; ancak 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Yasa’nın 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Ağrı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 31.07.2008 gün ve 2008/80 – 2008/371 sayılı ilamına konu olan 140 YTL adli para cezası esas alınarak belirlenmesine” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
V) Sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’a yönelik hırsızlık; mağdurlar …, …, …’a yönelik ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
Oluş ve dosya kapsamına göre, mağdur …’un kullanmakta olduğu, içerisinde mağdurlar …, …, …’in bulunduğu … plakalı aracın yanına ticari taksi ile gelen sanıklar …, … ve …’in, mağdur …’tan aracın anahtarını aldıkları, içlerinden bir tanesinin mağdura yumruk atması nedeniyle mağdurun kaçtığı, sonrasında sanıkların içerisinde mağdurlar …, …, … olduğu halde araca binerek olay yerinden uzaklaştıkları, bir ara sokağa geldiklerinde ise temyiz dışı olan mağdur …’ı araçtan indirerek silah tevcih etmek suretiyle 2000 TL para ve cep telefonunu aldıkları şeklinde gerçekleşen olayda;
1) Sanıkların, mağdur …’a yönelik eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
2) Mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sanıklar tarafından cebir ve tehdit ile işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 109/2 maddesi yerine aynı Yasa’nın 109/1 maddesi ile uygulama yapılması,
Kabule göre de; sanıklar hakkında yasal koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 110. maddesinin uygulanamayacağının dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının korunmasına, 17/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.