YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2062
KARAR NO : 2021/3630
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Birden fazla kişi ile tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz isteminin sanıklar lehine olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulaması yönünden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararın ve 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Sanık …’in adli sicil kayıtlarında yer alan, mahkumiyetleri içinde en ağırı olan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2004 gün 2002/301 Esas ve 2004/163 kararına konu 28.04.2005 tarihinde kesinleşen ve 10.03.2006 tarihinde uyarlaması yapılan uyuşturucu ve uyurıcı madde ticareti yapmak suçundan hükmedilen cezasının tekerrüre esas oluşturacağı ve bu hükümlülüğü esas alınarak 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların eyleminin hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçu kapsamında kaldığı belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında TCK’nın 150/1. maddesinin gösterilmemesi,
2- Daha önceden herhangi bir suç kaydı olmayan, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hareketi de bulunmayan sanık … hakkında “Sanığın duruşmadaki davranışları lehine takdiri indirim sebebi ”sayılarak TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim uygulanmasına karar verildiği halde, “ Sanığın kişiliği ve suç işleme konusundaki eğilimi nazara alınarak şartları oluşmadığı” gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51 ve 5271 sayılı CMK’nın 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık … hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
3- Müştekiler … ve …’nın diğer sanık …’dan senet karşılığında borç vermesi nedeniyle hukuki ilişkiye dayanan bir alacağının bulunduğu, sanık …’in sanık …’ın arkadaşı olduğu ve sanık …’nun ise sanık …’in şoförlüğünü yaptığı, sanıklar … ve…’in müştekiler ile aralarında hukuken korunan bir alacağının bulunmadığı gözetildiğinde, diğer sanık …’nin müştekilerden olan alacağını tahsil etmek amacıyla onları tehdit ederek, borcun ödenmesini istemeleri şeklinde gerçekleşen eylemin sanıklar … ve … yönünden yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşürülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı, sanık …, sanık … ve müdafii, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 02.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.