YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/799
KARAR NO : 2019/4372
KARAR TARİHİ : 18.09.2019
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/395 Esas ve 2017/314 Karar sayılı ilamı ile nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanık … savunmanı ve sanık … savunmanının CMK 272 ve müteakip maddeleri uyarınca İstinaf kanun yoluna başvurması üzerine; İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 08/11/2018 gün ve 2018/1551 Esas, 2018/1777 Karar sayılı “Esastan red” kararına karşı, sanık … ve savunmanı ile sanık … savunmanının usulüne uygun olarak açılan temyiz davası üzerine, temyiz dilekçesinde hukuka aykırı olduğu ileri sürülen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular CMK’nin 288 ve 289. maddeleri kapsamında incelenip görüşüldü;
Örgüt faaliyeti çerçevesinde sanık … ve … hakkında mağdur …’e karşı nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde 5237 sayılı TCK’nin 58/9. maddesi ile uygulama yapılmaması infazda gözetilmesi olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı CMK.nin 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsil edilmesi’ biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanı ile sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 08/11/2018 gün ve 2018/1551 Esas, 2018/1777 Karar sayılı hükmünün, açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK’nin 303/1-h maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ”Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” tümcesi eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2019 tarihinde Daire Üyesi …’un muhalefetiyle oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Ceza Muhakemesi Hukukunun temel ilkelerinden biri “yüzyüzelik” ilkesidir. Yasa koyucu, açıkça düzenlediği istisnalar dışında, sanığın yokluğunda duruşma yapılamayacağını hüküm altına almıştır. (CMK. Madde 193/1) Bu istisnalardan biri, sanığın kabul etmesi şartıyla, alt sınırı 5 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda talimat yoluyla sorgusunun yapılabilmesidir. İşte, CMK’nin 196/4. maddesi, ancak, bu suçlar yönünden “SEGBİS”le sorgu yapılabilmesi imkanını vermiştir.
Yasa koyucu, alt sınırı 5 yıl ve üzerinde hapis cezasını gerektiren suçlarda hiç bir şart altında “yüzyüzelik” ilkesine istisna getirmemiştir. Bu nedenle, CMK’nin 196/4. maddesinin bu suçlarda tatbikinin mümkün olmadığını, aksi bir uygulamanın müdaafi huzuruyla, vasıtasız olarak mahkeme önünde savunma yapma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağını düşünüyorum.
Bu açıklamalar ışığında, hakkında yağma suçundan dava açılan ve Ceza ve İnfaz Kurumunda bulunan sanık …’ın, Mahkeme huzurunda bizzat hazır edilmeyip, SEGBİS üzerinden yürütülen muhakeme sonucu ceza tayini yoluna gidilmesi nedeniyle, yerel mahkeme hükmünün bozulması vicdani kanaatinde olduğumdan, yüksek çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.