Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/10092 E. 2021/2664 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10092
KARAR NO : 2021/2664
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … zorunlu müdafii ile sanık …’ın temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a)Sanık …’nin 20.02.2020 tarihinde kendisini temsil etmesi için Av. …’na vekaletname vermesi nedeniyle CMK’nın 156/3. maddesi gereğince Av. …’ın görevinin sona erdiğinin anlaşılması karşısında, hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından, sanık … zorunlu müdafii Av. …’ın temyiz isteminin,
b)5271 sayılı CMK’nın 294. maddesinde düzenlenen, ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenlemede gözetilerek sanık …’ın temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; sanık …’ın temyiz isteminin,
5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin TCK’nın 62. maddesi ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve suçun hırsızlık teşkil ettiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde sanıkların çoban olan şikâyetçinin sevk ve idaresindeki koyunlardan birini cebir ve tehdit kullanarak yağmaladıkları, sanıklar hakkında 5237
sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin yasal ve yeterli olduğu, lehe hükümlerden TCK’nın 150. ve 168. maddelerinin uygulanma koşullarının doğmadığı, yine verilen ceza miktarlarına göre de sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu itibarla sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 18.02.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.