YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10111
KARAR NO : 2021/5902
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, (Sanık … yönünden düzeltilerek esastan reddine)
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri ve sanıklar …, … ile …
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar … ve …’nın zorunlu müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar … ve …’nın, istinaf aşamasında kendilerini temsil etmeleri için Av. … ve Av. …’e vekaletname vermeleri nedeniyle CMK’nın 156/3. maddesi gereğince, zorunlu müdafiiler Av. … … ve Av. …’ın görevlerinin sona erdiğinin anlaşılması karşısında, hükümleri temyiz etme hak ve yetkileri bulunmadığından, sanıklar … ve … zorunlu müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar …, … …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar …, …, …, … ve … müdafiileri ile sanıklar …, … ve …’ün temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 23. maddesine aykırı davranıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık … yönünden yardım etmenin varlığına, sübût bulan suçun yağma değil hırsızlık olduğuna dair olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde gece sayılan bir zaman dilimi içerisinde, sanıkların mağdurlardan konut içerisinde silahtan sayılan bıçak benzeri bir cisimle korkutmak sureti ile cep telefonu ve paralarını yağmaladıkları, sanık …’ın olaya sonradan iştirak gösterse de birlikte failliğinde duraksama bulunmadığı, zira bu sanığın eline bıçak alıp eyleme doğrudan katıldığı, mağdurlara bir iade söz konusu olmadığı gibi oluşan zararın da giderilmediği, bu nedenle sanıklar hakkında TCK’nin 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı, yine erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve çevirme bakımından verilen hapis cezalarının miktarı uyarınca uygulanma imkânının ortadan kalktığı, 5320 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca, 5271 sayılı CMK’nın 23. maddesinin 2. fıkrasının uygulanma imkanının, aynı Kanunun 163. maddesi hükmü dışında bulunmadığı, bu nedenle soruşturma aşamasında tutuklama talebinin reddine itirazı inceleyen sulh ceza hâkimi Merve Günaydın’ın (189552) ilk derece yargılamasına üye olarak katılmasına yasal bir engel bulunmadığı, bu itibarla sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiş, ancak sanık … hakkında ilk derece mahkemesi tarafından … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1040 Esas, 2013/568 Karar sayılı ilamının mağdurlar …, …, …’ye karşı işlenen suçlardan kurulan hükümlerde tekerrüre esas alındığı, sadece mağdur … yönünden kurulan hükümde sehven başka bir ilâmın tekerrüre esas alındığı, lâkin Bölge Adliye Mahkemesinin sanık … yönünden kurulan tüm hükümlerde … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1040 Esas, 2013/568 Karar sayılı ilamı yerine, daha ağır olan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/203 Esas, 2014/103 Karar sayılı ilamını ikame ettiği, aleyhe istinaf söz konusu olmadığı gibi kazanılmış hakkın da korunmadığının anlaşılması karşısında; sanık … yönünden tekerrüre has bir temyiz itirazı bulunmadığından, sebeple bağlı temyiz incelemesi kaidesi gereği bu durumla alakalı olarak gerekli düzeltim sağlanamamış ise de, mahallince Kanun Yararına Bozma yoluna gidilmesi olanaklı görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar …, …, …, … ve … müdafiileri ile sanıklar …, … ve …’ün yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 25.03.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.