YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10850
KARAR NO : 2021/7602
KARAR TARİHİ : 20.04.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun eyleminin, suç tarihi itibariyle lehine olduğu belirlenen TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğundan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih, 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen suçun gece vakti işlenmesinin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hali olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiğinden, zamanaşımı sürelerinin bu suç yönünden 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d maddesine tabi olduğu ve henüz bu sürenin dolmadığı anlaşılmakla, hırsızlık suçunun zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi gerektiğine yönelik tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
I- Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 04/09/2013 tarihi ile ikinci suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla ikinci suçun işlendiği 09/05/2015 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 116/1-4, 31/2. maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 03/11/2012 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Yargıtay incelemesine tabi olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanan hüküm olması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 230 ve 223. maddeleri gereğince kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289/1-g (1412 sayılı CMUK’un 308/7) maddelerine aykırı davranılarak hükmün gerekçesiz bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye farklı gerekçe ile uygun olarak BOZULMASINA, 20.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.