Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/11182 E. 2021/13904 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11182
KARAR NO : 2021/13904
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemlerinin sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Katılan (sanık) …’ın aşamalardaki tutarlı beyanlarında, aracının sağ farının sanık … tarafından kırıldığını belirtmesi, görgü tespit tutanağında da bu hususun tespit edildiği hususları dikkatte alındığında, 5271 sayılı CMK’nun 210. maddesi gereğince olayın tek görgü tanığı olan Yasemin Bozoğlu’nun yargılama aşamasında olayla ilgili antlı beyanları tespit edilip, iddia ve savunmanın bir bütün olarak değerlendirilerek, sanığın beyanlarına hangi nedenlerle üstünlük tanındığı kanıtlar ile karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yetinilip genel geçişli ifadelere yer verilerek, duruşmaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Mahkumiyet kararı verilecek olması halinde; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla; TCK’nın 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, atılı suç yönünden 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabule göre de; Mahkemece sanık hakkında, “Mala Zarar Verme” suçunu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat kararı verildiği halde uygulama maddesinin CMK’nın 223/2-e maddesi olarak gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.