Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/11441 E. 2021/13696 K. 16.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11441
KARAR NO : 2021/13696
KARAR TARİHİ : 16.09.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinden yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26.maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2.madde uyarınca doğrudan verilen 3000-TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan tayin edilen 1.320 TL doğrudan adli para cezasına ilişkin hükmün cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk ve müdafisinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlığa teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için de duruşma açılması gerektiği hususlarının gözetilmemesinde isabet görülmemiştir. Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nin 142/2-h maddesi yerine 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 63. maddesi ile yapılan değişiklik öncesi haliyle TCK’nin 142/1-b maddesinin suça sürüklenen çocuk lehine olduğu ve somut olayda uygulanması gerektiği dikkate alındığında,

Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş arasında olan suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK.’nın 142/1-b, 35, 116/1, 31/3. maddesinde tanımlanan hırsızlığa teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Yasanın 66/1e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımının, suç tarihi olan 27.8.2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.