YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1479
KARAR NO : 2021/14457
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağmaya teşebbüs, nitelikli yağmaya teşebbüs, nitelikli tehdit, tehdit, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme veya örgüt üyesi olma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar …, …, …, …, … ile … müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin hükmolunan ceza miktarları yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Sanık … hakkında, müşteki …’ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen 17.10.2018 tarihli kararın atandığından haberinin bulunduğu müdafiine 29.11.2018 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık müdafiinin ise kararı 7035 sayılı 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 291/1. maddesi uyarınca on beş (15) günlük temyiz süresi geçtikten sonra 29.01.2019 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin temyiz isteminin tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanıklar …, …, … ve … hakkında, müşteki …’ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan; sanıklar … ve … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
./.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … vasisi ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme veya örgüt üyesi olma suçundan; müşteki … ile katılan …’a yönelik nitelikli tehdit suçundan; müşteki …’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık müdafiinin temyiz itirazının sadece beraat eden sanık yararına vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmakla; vekalet ücreti istemi ile ilgili sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanığın aynı dosya kapsamında müşteki …’a yönelik nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyeti bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre, sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
IV-Sanıklar …, … ve … hakkında, müşteki …’ya yönelik nitelikli tehdit suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/2-c maddesinde düzenlenen birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan (en son temadinin bittiği) 08.09.2009 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar, sanık … ve müdafii ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
V-Sanık … hakkında, müşteki …’e yönelik yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında bozma öncesinde 15.01.2014 tarihli ilk kararda sonuç ceza olarak; tehdit suçundan (TCK’nın 106/1.c.1. maddesi) “6 ay hapis cezasına” hükmedildiği, anılan kararın sadece sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sanığın kazanılmış hakkının oluştuğu gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda yağmaya teşebbüs suçundan (TCK’nın 148/1, 35/2, 62. maddeleri) “2 yıl 6 ay hapis cezasına” hükmedilmek suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine (5271 sayılı CMK’nın 307/son) maddesine aykırı hareket edilmesi,
2-Sanığın, müşteki …’e yönelik yağmaya teşebbüs suçunu örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediğinin sabit olmadığı, bu itibarla; bireysel olarak işlediği atılı suça ilişkin olarak hakkında TCK’nın 58/9. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının (1) numaralı başlığının (3) numaralı paragrafından sonra gelmek üzere “5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak 15.01.2014 tarihli hükümde verilen 6 ay hapis cezası üzerinden hükmün infazına” şeklinde 4. bir paragraf daha eklenmesi ile diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesine; hüküm fıkrasından sanık hakkında “TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
VI-Sanıklar … ve … hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme veya örgüt üyesi olma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının sadece beraat eden sanıklar yararına vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmakla; vekalet ücreti istemi ile ilgili sınırlı olarak yapılan incelemede;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/4. maddesi uyarınca, kendilerini vekil ile temsil ettirip haklarında beraat kararı verilen sanıklar yararına ayrı ayrı maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı 4.360 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklar … ve …’a verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
VII-Sanık … hakkında, müşteki …’ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Müştekinin kovuşturma aşamasında yaptırılan yüzleştirme işleminde sanığı teşhis edemediği, sanığın savunmasında atılı suçu işlemediğini söylediği, atılı suçu işlediğine ilişkin olarak; sanık …’un kovuşturma aşamasında değiştirdiği soruşturma aşamasında alınan atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, sanığın beraati yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
VIII-Sanıklar …, …, … ve … hakkında, katılan …’e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dairemizin 20.01.2016 tarihli ilamında, sanıklardan …’ın katılan …’e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, atılı suçun alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi sebebiyle müdafii hazır bulundurulmaksızın savunmasının alınması sebebiyle hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasına karar verildiği halde, bozma sonrası yapılan yargılamada sanığın üzerine atılı anılan suça ilişkin olarak usulüne uygun olarak savunması alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 147, 191 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii, sanıklar … ve … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.