Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/1927 E. 2021/5655 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1927
KARAR NO : 2021/5655
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.07.2020 tarih, 2019/1-52 esas ve 2020/359 karar, 12.03.2020 tarih, 2018/1-337 esas ve 2020/176 karar, 23.10.2018 tarih, 2017/1-842 ve 2018/457 karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “feragat” ya da “vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nın 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “istek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık müdafiinin temyizinden sonra sanık …’ın verdiği dilekçede “dosyanın ivedi bir şekilde onaylanıp tarafıma gönderilmesini istiyorum.” şeklindeki dilekçesi ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil dosyanın bir an önce sonuçlanmasına/öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, dilekçesinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafisinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin, müvekkilinin yağma kastı ile hareket etmediği, manevi unsurun oluşmadığı, alt sınırdan uzaklaşmanın hakkaniyete aykırı olduğu, malın değerinin azlığının gözetilmediği ve sanık … müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili hakkında diğer sanığın çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delil bulunmadığı, diğer sanığın eylemlerinden dolayı cezalandırılmasının ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırı olduğu sebeplerine yönelik olarak yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde gece vakti sanıkların mağdurlardan telefon istedikleri vermemeleri üzerine mağdur …’ın elindeki telefonu sanık …’ın aldığı ve bıçak çektiği bunu gören mağdurların kaçmaları şeklinde gerçekleşen olayda, nitelikli yağma suçunu sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde birlikte gerçekleştirdikleri, sanıklar hakkında, suç konusu telefonun değeri 18/11/2017 tarihli faturaya göre 1.920-TL olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 150. maddesinin uygulanmamasının hukuka uygun olduğu, bu itibarla sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE 23/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.