YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2090
KARAR NO : 2021/3962
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf taleplerinin esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümleri temyizinden sonra sanığın; 17.07.2020, 05.02.2021 ve 16.02.2021 tarihli dilekçeleri ile özetle temyizden feragat ettiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; bu sanık yönünden dosyanın incelenmeksizin mahkemesine İADESİNE,
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafiileri ile sanıklar … ve …’in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sebeplere yönelik yapılan incelemede,
I)Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Oluş ve dosya içeriğine göre; mağdur …’ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya ve dosya içeriğine göre sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar
müdafiilerinin ve sanıklar … ve …’in yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
II)Sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, Hakimler Kurulu’nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur …’yi, sanık …’ın bulunduğu ikamete götüren sanıklar … ve …’in; burada mağduru sopa ile darp ettikleri, giysilerini çıkartmasını söyleyerek el ve ayaklarını bağladıkları, üzerinde bulunan telefon, cüzdan, yüzük ve saati aldıkları, mağdurun soruşturma aşamasında vermiş olduğu ek ifadesinde telefonunu sanık …’in vermesi üzerine tanık …’dan sağlam olarak teslim aldığı, 17/01/2020 tarihli mahkeme oturumunda ise tüm sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmalarını istiyorum dediğinin anlaşılması karşısında; cep telefonu yönünden kısmi iadenin oluştuğu, bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.