YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2374
KARAR NO : 2021/2787
KARAR TARİHİ : 09.02.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuşlar ise de; hükmolunan cezaların miktarına göre 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
I-Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmü, sanık müdafiinin temyizinden sonra sanığın cezaevi aracılığıyla gönderdiği 07/12/2020 havale tarihli dilekçesi ile dosyasının temyiz hakkından vazgeçtiği ve onanmasını istediğini belirtmesi karşısında; dosyanın incelenmeksizin mahkemesine İADESİNE, bu hususun temini için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
II-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık … ve müdafiinin temyiz isteminin sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, suça sürüklenen çocuk … müdafinin temyiz isteminin suça sürüklenen çocuğun suça iştirakinin bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında, yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık … ve müdafi ve suça sürüklenen çocuk … müdafilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 09.02.2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Şahsım ile Daire çoğunluğu arasında çıkan hukuki uyuşmazlık; suç tarihinde sanık …, suça sürüklenen çocuk … ve temyizden vazgeçen sanık … ile birlikte, silahlı ve gece vakti nitelikli yağma suçunu işleyerek Fransa’nın Nice şehrinde yaşayan İtalyan vatandaşı Luciano Portelli’nin 3000 Euro, bir Nokia diğeri İphone 6 plus marka cep telefonlarını yağmaladıkları olayda sanık yakınlarının kovuşturma aşamasında toplam 6000 TL’lik kısmi ödemede bulunarak depo ettikleri meblağı müştekiye ulaşılamaması, muvafakat sorulamaması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması suretiyle verilen mahkumiyet hükmünün eksik araştırma nedeniyle bozulması gerekirken hükmün onanmasına karar verilmesine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince pasaport bilgileri verilen mağdurun İtalyan vatandaşı olması nedeniyle İtalya ülkesi İnterpoline yazılan talimat cevabında “şu anda nerede olduğu bilinmemektedir.” şeklinde cevap verildiği Fransa’nın Nice şehrinde oturduğunu beyan eden müştekinin bulunduğu Fransa ülkesi interpolüne talimat yazılarak eksikliğin giderilmesi, sonucuna göre müştekinin muvafakati halinde TCK’nın 168/2,4. madde ve fıkraları gereğince sanıkların cezalarından kısmi indirim yapılması, muvafakatı yoksa indirim uygulanmaması, eğer müştekiye ulaşılamıyor ve muvafakat tespit edilemiyor ise kısmi ödemede bulunan sanıklara izafe edilecek kusur bulunmadığından lehlerine etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezalarından indirip yapılması ve depo edilen suç geliri hükmündeki tazmin miktarının kazanç müsaderesi hükümlerine göre TCK’nın 55/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi şeklinde bozulması gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.