Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/2500 E. 2021/10375 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2500
KARAR NO : 2021/10375
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, resmi sahtecilik
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık …, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme istemleri 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek karar verilerek yapılan incelemede;
I-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık … müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Katılan …Ş. vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan vekiline, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın 21.04.2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, CMK’nın 291/1. maddesinde öngörülen onbeş günlük süre geçtikten sonra 19.06.2020 tarihinde hükmü temyiz ettiğinden, katılan …Ş. vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
III-Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Kararın sanık müdafii tarafından temyizinden sonra, sanık …’nin 30/06/2020 tarihli dileçesi ile, sanık müdafiinin 27/11/2020 tarihli dilekçesinde, hükmün onanmasını talep edip temyizden feragat ettiğini beyan etmesi karşısında, feragat nedeniyle dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
IV-Sanıklar …, …, … ve … haklarında nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık … müdafiinin temyiz isteminin; katılan …’e yönelik eylem yönünden sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan …’na yönelik eylem yönünden ise sanığın olayı tüm samimiyetiyle anlatmasına rağmen sanık hakkında etkin pişmanlık ve lehe olan hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık … ve müdafiinin temyiz istemlerinin; salt akıl sağılığı yerinde olmayan sanık …’ın beyanlarına dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan …’e yönelik eylem yönünden katılanın sanık …’den önce başka bir şahsı teşhis etmesi ve teşhis edilen şahsın cezaevinde olduğunun anlaşılması üzerine sanık …’i teşhis ettiği bu sebeple katılanın teşhisinin hükme esas alınamayacağına, sanık … ve müdafiinin temyiz istemlerinin; katılan …’nın kesin teşhisi bulunmayıp benzetmeye dayalı görgüsü bulunduğuna, ruh sağlığı iyi olmayan sanık …’in beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık …’in cezai ehliyeti ve beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğinin tartışılmasından sonra değerlendirme yapılması gerektiğine, usulsüz soruşturma yapıldığına, sanık … ve müdafiinin temyiz istemlerinin; sanık …’in olay günü arkadaşlarıyla olduğuna dair tanık dinlettiklerine, sanığın arkadaşlarının yanlarından ayrılır ayrılmaz yağmaya kalkışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın eyleme katıldığına dair tek dayanak olan sanık …’in beyanları bakımından, dosyada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nce verilmiş sanık …’in akıl sağlığı açısından sağlık kurulu raporu alınması gerektiğine yönelik bozma kararları varken sanık yönünden mahkumiyet kararı verilmesinin çelişki oluşturduğuna, yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüş; sanık … hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/283 Esas 2010/192 Karar sayılı ilamının esas numarasının 2003/283 yerine 2013/283 olarak yazılması yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar …, …, … ve … haklarında, nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar …, …, … ve … haklarında kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar …, … ve müdafiileri, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 01.06.2021 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oy birliği ile karar verildi.