YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2817
KARAR NO : 2021/15163
KARAR TARİHİ : 07.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan ve müşteki …’a karşı nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdire göre, sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar …, … ve …’un müşteki …’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan hükmolunan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
26/04/2019 tarihinde sanıklar … ve … müdafiilerine tefhim edilen hükmün, sanık … müdafii tarafından 05/05/2019, sanık … müdafii tarafından 11/05/2019 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesi gereğince temyiz süresinin 15 gün olması sebebiyle sanıklar … ve … müdafiilerin temyizlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar …, … ve … somut olaydaki tüm fiillerini TCK’nın 37. maddesi kapsamında “fail” sıfatıyla işlediği halde, TCK’nın 38. maddesi kapsamında “azmettiren” sıfatıyla cezalandırılmaları,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … müdafiilerinin ve sanık … ve müdafiinin temyiz temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarının (3-B), (4-B) ve (5-B) bentlerinde yer alan “TCK’nın 38. maddesi delaletiyle” ibaresinin çıkartılmasına; yerine “TCK’nın 37. maddesi” ibaresinin eklenmesine karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında katılan …’a yönelik hakaret ve tehdit, sanık … hakkında katılan …’a yönelik tehdit eylemleri nedeniyle verilen hükümlere yönelik katılan … vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Katılan … vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğine bakıldığında hangi sanığın hangi eylemine yönelik olduğunun da belirtilmediği anlaşıldığından katılan vekilinin temyiz dilekçesinin zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilen sanık …’un hakaret ve tehdit, sanık …’ın tehdit eylemleri ile ilgili aleyhe bozulması talepli olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan … vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
IV-Sanık … hakkında katılan … ’a yönelik nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz taleplerinin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’un avukatı temyiz dışı sanık… aracılığıyla katılan mağdur …’ı tehdit edip 5 Milyon ABD Doları istediği, katılanın durumu adli makamlara bildirmesi üzerine 09.10.2006 tarihli teknik araçlarla izlenmesi kararına istinaden, yapılan görüşmelerin sesli olarak kaydedildiği, …’ın, “…’un 5 Milyon Dolar parayı, canına ve hayatına karşılık istediğini … arkasında Devlet olduğunu” beyan ettiği, bu konuda daha sonra katılan mağdur ile birçok kez müştekiye ait işyerinde görüşmeler yaptıkları, son olarak müşteki ile sanık avukat…’ın yapmış oldukları pazarlıklar sonucu seri numaraları alınmış 75.000 Euro paranın hazırlandığı, 08.12.2006 tarihinde müştekinin işyerine gelen …’ın parayı aldıktan sonra olay yerinde tertibat alan kolluk tarafından yakalandığının anlaşılması karşısında; yağma suçunun tehdit ve/veya cebirle hırsızlık suçundan müteşekkil mürekkep (bileşik) bir suç olması, suç örgütü lideri olan sanık …’un, temyiz dışı sanık olan Muzaffer’i nitelikli yağma suçunda tahsile azmettirmesine ilâveten, bu suçun maddi unsurlarından olan tehdit fiilini işlemesi nedeniyle, aynı zamanda suçun faili de olduğundan, “iştirakte failliğin şerikliğe nazaran önceliği prensibi” ve kolluğun aldığı tertibat vs. dolayısıyla suçun teşebbüs aşamasında kalması sebebleriyle 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 149/1-f-g ve 35/2. maddelerinden cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde tamamlanmış nitelikli yağma suçundan fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 07/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.