Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/2927 E. 2021/2581 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2927
KARAR NO : 2021/2581
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii ve katılan vekili duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.07.2020 tarih, 2019/1-52 esas ve 2020/359 karar, 12.03.2020 tarih, 2018/1-337 esas ve 2020/176 karar, 23.10.2018 tarih, 2017/1-842 ve 2018/457 karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “Feragat” ya da “Vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nın 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “İstek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık müdafinin temyiz isteminde bulunduktan sonra sanık …’ın “Dosyamın onaylanmasını istiyorum.” ya da “… daha da mağdur olmamak için vermiş olduğunuz cezamı onaylatarak geriye kalan cezamı da açık cezaevinde geçirerek ailemi ve kendimi daha da mağdur etmemek için vermiş olduğunuz cezayı onaylatmak istiyorum.” şeklindeki dilekçeleri ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla kapalı ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına/öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, dilekçelerinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafisinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla; yapılan incelemede;
I- Sanıklar …, ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından; sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar …, ve … hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık … müdafiinin temyiz isteminin sanığın yağma suçuna iştiraki konusunda fikir birliği olmadığına, sanığın sanık…’ın tehdidi ile eylemde bulunduğuna; sanık … müdafiinin temyiz isteminin sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanık … müdafinin temyiz isteminin sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar …, ve … hakkında, yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar …, ve … müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
III- Sanıklar …, ve … hakkında yağma suçundan kurulan beraat hükümlerin incelenmesinde ise;
Oluş ve dosya içeriğine göre; kendilerine polis süsü veren sanıklar …, ve …’ın dosyası tefrik edilen sanık… ile birlikte katılana ait fabrikadan aldıkları içinde yüklü miktarda para, altın ve evrak bulunan kasayı araca yükledikleri, sanık …’ın bekçiliğini yaptığı kapalı halde bulunan shell istasyonuna götürdükleri, tuvalete taşıdıkları kasayı açmaya uğraştıkları, açamayınca tekrar araca yükleyip sanık …’un evine götürdükleri, burada kasayı canavar taşı ile kapağını keserek açtıkları olayda;
1-) Sanık …’ın, olay tarihinden önce sanık … aracılığı ile tanıştığı sanık…’ın getirdiği silahı bir süre sakladığı ve olay gecesi…’ın olay yerine gitmeden önce gelip istemesi üzerine sanığa verdiği, olay sonrasında kasa yüklü araçla gelen sanıkların kasayı tuvalete indirerek açmaya çalışmalarına izin verdiği, burada kasayı açamayan sanıkların kasayı sanık …’un evine götürmesinden sonra suçta kullanılan aracı tekrar
getirerek …’nin bekçilik yaptığı kapalı shell istasyonuna bıraktıkları ve polisin aracı istasyonda park halinde bulduğu olayda, sanık …’ın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 39/2-c bendinde düzenlenen suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suçunu oluşturduğu;
2-) Sanıkların suça konu kasayı açmak için sanık… …’un amca çocuğu olan sanık …’un uzaktan akrabası ile birlikte kaldığı eve götürdükleri, işten eve gelen …’un, sanıklar… ve …’un kasayı açmaya çalıştıklarını gördüğü ancak kimseye haber vermediği, kasanın canavar taşı ile açılması sırasında oluşacak gürültü ihtimaliyle komşularının kapısına gidip haber vererek özür dilediği olayda, sanık …’un eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 165. maddesinde yer alan suç eşyasının kabul edilmesi suçunu oluşturduğu;
3-) Sanık …’nın, sanıklar… ve …’ı daha önceden tanıdığı, adı geçen sanıkları tanıştırdığı, sanık…’ın sanık …’ye silah bulmasına aracılık ettiği, olay gecesi olaydan önce …’nin …’yu telefonla arayarak önce…’ın silahı alıp gittiğini, olaydan sonra ise… ve diğer sanıkların araçla kasa getirdiklerini haber verdiği, …’nun …’ye “Karışma, sesini çıkarma” dedikten sonra birden fazla kez…’la telefonla konuştuğu, kasanın …’un evine götürülmesinden sonra …’yle buluşarak…’ın yanına gittiği, …’ın isteği üzerine…’ın ev anahtarını bulunduğu yerden alıp…’a getirdiği, olayın ertesi günü … ile… arasında alınıp verilmesi istenilen eşyaları taşıdığı olayda, diğer sanıklarla el ve işbirliği içinde hareket ettiği;
Gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar hakkında beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 16.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.