YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4765
KARAR NO : 2021/2252
KARAR TARİHİ : 11.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 2.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanığın temyiz itirazının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarından ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1-Suça konu inşaatın karşısında antikacı dükkanı bulunan tanık …’ın ve inşaat işçisi olan …’nun aşamalarda alınan beyanlarından sanığın inşaat faaliyetlerini engellemek için eylemlerde bulunduğu sırada kendi evinin bulunduğu binaya “… depremlerde ölenlerin ve öleceklerin katillerini yakaladık… ” yazılı pankart astığı yine firma yetkililerinin gıyabında “şerefsiz müteahhit, pezevenk müteahhit, sahtekâr” diyerek hakaret ettiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği sabit olduğu halde, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, aynı yasanın 117/1. maddesinde tanımı yapılan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu ve TCK’nın 125/1-4. maddesindeki suçlar yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek yeni düzenleme karşısında sanığa atılı suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, atılı suçlar yönünden 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Sanığın suçun sübutu halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi talebi ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde lehe hükümlerin uygulanması isteminin 5237 sayılı TCK’nın 62, 51. ve 5271 sayılı CMK’nun 231. maddelerini de kapsadığı halde bu konu hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 11.02.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.