YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/550
KARAR NO : 2021/16257
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, nitelikli yağma, suç örgütüne üye olma, suç örgütü kurma ve yönetme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet, düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar …, …, … müdafiileri, sanık …’in ve sanık … duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; sanık … yönünden yasal süresi içerisinde talep edilmediğinden, diğer sanıklar için de 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
I- Sanıklar …, …, …, …, … hakkında suç örgütüne üye olma suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine ilişkin hükümlerin incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında suç örgütü kurma ve yönetme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde:
5237 sayılı TCK’nın 58/9. maddesinde öngörülen düzenlemenin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III- Sanıklar …, … ve … hakkında, mağdur …’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde:
Sanıklar …, …, … hakkında mağdur …’a yönelik yağmaya teşebbüs suçundan zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması olanaklı görülmüştür.
Sanıkların subut bulan yağmaya teşebbüs suçu için 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-f-g ve 35/1-2. maddeleri ile uygulama yapılması, birden fazla nitelikli halin varlığı nedeni ile de temel ceza uygulanırken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
IV- Sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında mağdurlar …, …, …, … ve …’e yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde:
Sanıkların subut bulan yağma suçları için 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-f-g maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
V- Sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
VI- Sanık … hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik incelemede:
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmadığı belirlenerek, gerekçeli karardaki nitelikli yağma suçlarından beraat hükümlerinin iddianamedeki tüm müştekilere karşı olan nitelikli yağma suçlarına ilişkin olduğu açıkça anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
VII- Sanık … hakkında suç örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede:
Sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK’nın 220/2. maddesine uyan suç örgütüne üye olma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının suç tarihi olan 10/06/2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
VIII- Sanıklar …, …, …, …, …, … … hakkında mağdur …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine ilişkin hükümlere yönelik incelemede:
Her ne kadar karar tarihinde sanıkların 2005 yılı Şubat ayından önce işledikleri kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun zamanaşımı süresinin geçmediği gözetilmeden düşme kararı verilmiş ise de;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 179/2-3, 102/3, 102/4. maddelerinin ve suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 109/2, 109/3-b, 66/1-d maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK’nın daha lehe olduğu ve bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/3 ve 102/4. maddelerinde öngörülen 15 yılllık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan şubat 2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.