Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/551 E. 2021/5622 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/551
KARAR NO : 2021/5622
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak/örgüt adına suç işlemek
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin 01.04.2016 tarihli süre tutum dilekçesinde bulunmayan duruşma isteminin 25.04.2016 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde bulunduğu anlaşılmakla sanık … yönünden süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanıklar …, …, … müdafiileri duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
I-Sanıklar …, …, … hakkında mağdur …’e yönelik; sanık … hakkında mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden bırakma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar …, …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar …, …, … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak/örgüt adına suç işlemek suçlarından kurulan düşme ve mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Sanıklar …, …, … hakkında üzerlerine atılı suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak/örgüt adına suç işlemek suçlarından hem zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, hem de mahkumiyetlerine karar verilerek hükümde çelişki yaratılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 230. ve 232. maddelerine aykırı davranılmış ise de; Sanıklara yüklenen ve TCK’nin 220/2-3-6. maddesinde düzenlenen suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak/örgüt adına suç işlemek suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili zamanaşımının, son suçun işlendiği Nisan 2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Sanıklar …, …, …, …, … hakkında mağdur …’e yönelik nitelikli yağma; sanıklar …, …, … hakkında mağdur …’e yönelik nitelikli yağma; sanıklar …, … hakkında mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden bırakma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
(II) nolu düşme kararı uyarınca; sanıklar hakkında TCK’nin 149/1. maddesinin (c) ve (h) bentlerinin yanı sıra (f) ve (g) bentleri ile; sanıklar …, … hakkında TCK’nin 58/9. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, …, … müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, olayda birden fazla bendin ihlal edilmesi, gösterilen teşdit gerekçesi ve olaya uyan hukuki normların niteliği ile sanıklar hakkında tayin olunan temel ceza arasında bir nispetsizlik görülmediği anlaşılmakla, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından ‘‘5237 sayılı TCK’nin 149/1. maddesinin (f) ve (g) bentleri ile TCK’nin 58/9. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.