Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/5573 E. 2020/4771 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5573
KARAR NO : 2020/4771
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklardan … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 12.06.2020 tarih ve 2020/154-206 E.-K. sayılı ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği ve anılan ek kararın sanık tarafından temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanık … yönünden hırsızlık suçuna hasren yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
I-Sanıklar … ve … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İşyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden; hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından; sanık … ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, hükmü temyiz ettikten sonra 01.09.2020, 14.09.2020 ve 19.10.2020 tarihli dilekçeleri ile temyizden vazgeçtiğini açıkça beyan ettiği görülmekle, temyizden feragat sebebiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
III-Sanıklar … ve … hakkında hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır”, aynı Kanun’un 294. maddesinin ”temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz
başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, yapılan incelemede;
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanık … müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin öncelikle bu nedenle CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar … ile …’ın tutuklu kaldıkları süre ile bozma nedeni göz önüne alınarak TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil iseler derhal salıverilmeleri için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına, dosyanın gereğinin ifası için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.