YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5655
KARAR NO : 2021/2476
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar … ve … hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik, müşteki vekilinin temyiz isteminin incelemesinde;
Sanıklar hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından doğrudan zarar görmeyen müşteki Kandıra Maliye Hazinesi’nin davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığından; müşteki vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık … hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik, sanığın temyiz isteminin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan Kandıra (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi 2013/242 Esas 2013/664 Karar numaralı ilamının 3000 TL adli para cezasına ilişkin olup, doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi halinde kesin hüküm niteliğinde olduğundan tekerrüre esas teşkil etmeyeceği ve sanığın başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında şartları oluşmadığı halde tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla
1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında TCK’nın 58. maddesine ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik, müşteki vekili ve sanığın temyiz istemlerinin incelemesinde;
Müşteki Kandıra Maliye Hazinesi’nin duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği ve kovuşturma aşamasında beyanı alınmadan karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.10.2010 tarih, 2010/9-149 Esas ve 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören vekilinin 08.11.2019 tarihli katılma talepli temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören müşteki Kandıra Maliye Hazinesi’nin davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmekle yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan Kandıra (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi 2013/242 Esas 2013/664 Karar numaralı ilamının 3000 TL adli para cezasına ilişkin olup, doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi halinde kesin hüküm niteliğinde olduğundan tekerrüre esas teşkil etmeyeceği ve sanığın başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında şartları oluşmadığı halde tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında TCK’nın 58. maddesine ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.