YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/583
KARAR NO : 2021/14702
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-) Sanıklar …, … ve … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik yağma suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan … Hazinesi vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Katılan vekilinin tefecilik suçu dışında diğer suçtan zarar görmesi mümkün olmadığı ve bu suç yönünden davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz itirazının, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE;
II-) Sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’a yönelik yağma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-) Sanık … hakkında …’a yönelik tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet ile sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a yönelik tefecilik ve sanıklar …, … ve … hakkında …’a yönelik tefecilik, suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde ise;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
Ancak,
1-Tefecilik suçunda ivaz karşılığı ödünç para alanların hukuki niteliğindeki bu tartışmalara karşın gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda 5237 sayılı TCK döneminde farklı kişilere karşı ödünç para veren kişi hakkında bir suç işleme kararı ile hareket ettiği sürece zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği noktasında birlik bulunmaktadır. Yeni TCK döneminde TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı da gözetilerek, değişik zamanlarda ve farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği; 19/03/2015 tarihli iddianame ile sanıklar …, … ve … hakkında adı geçen mağdurlara yönelik 2010-2014 yılları arasında gerçekleştirdikleri tefecilik suçundan ayrı ayrı dava açılmayıp TCK 241/1,37 maddelerince cezalandırılmaları istemiyle dava açıldığı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 225.maddesine aykırı olarak mağdurlara yönelik tefecilik eylemlerinden, beraat ve mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle eylemin bölünmezliği kuralına aykırı davranılması,
2-Oluş ve dosya kapsamına göre; mağdurun sanık …’nın borç para verdiğini çocukluk arkadaşı sanık …’tan öğrendiğini ve bu şekilde faizle para aldığının, mağdurun evinin önündeki 15.000 TL değerindeki otu almaya sanıkların birlikte geldiklerinin, mağdurun … belediyesinden olan 20.000 TL istihkakını da sanık …’ye olan borcuna karşılık sanık …’a temlik ettiğinin, ayrıca mağdur …’nın 5.11.2014 tarihli kolluk ifadesinde evine gelen sanık …’in mağdur eşine hitaben “Ben … ile konuştum seninki 50.000 TL aracı oluyorum kötü olmayalım 40.000 TL ver kapasın” dediğine ilişkin mağdur beyanları yanında, … Belediye Başkanlığının ilgi yazısında …’in alacağından 23.10.2013 tarihli dilekçesi ile …’ya 20.000 TL’yi temlik ettiğinin belirtildiğinin, 25.12.2014 tarihli kolluk tutanağında ise sanıkların tefecilik yaptıkları yönünde bilgiler olmasına rağmen korku ve tehdit nedeniyle kimsenin şikayetçi olmadığına ilişkin tespitlerin yer aldığının anlaşılması karşısında; benzer işlerle birlikte uğraşan ve tefeye verilen paranın tahsili aşamasında aktif olarak rol alarak sanık … ile birlikte hareket ettikleri ve suçu birlikte işledikleri anlaşılan sanıklar … ve …’nın mağdur …’e yönelik tefecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin, katılan … Hazinesi vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.