YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9581
KARAR NO : 2021/2786
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Katılanlar … ve … vekilinin, sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan beraat hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz dilekçesinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 294. maddesinde düzenlenen, ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenlemede gözetilerek katılan vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; katılanların temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Katılanlar … ve … vekilinin, … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Atılı suçların türü ve suçlar için kanunda öngörülen cezaların üst sınırı gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-g maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
III-Sanık … hakkında …, …, … ve …’a karşı hırsızlık, … ve … ile …, …, …, … ve …’a karşı konut dokunulmazlığını bozma, …’a karş mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
IV-Sanık … hakkında katılanlar …, …, … ve …’a karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır”, aynı Kanun’un 294. maddesinin ”temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek yapılan incelemede;
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu nedenle CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için Gönen Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, 18/02/2021 tarihinde 1 nolu Red ilamımız yönünden oy çokluğu 2 , 3 ve 4 nolu ilamlarımız yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY :
Dosya kapsamına göre, Sanık … hakkında Gönen Asliye Ceza Mahkemesince katılanlar … ve …’ye yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h, 143 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığını bozma suçundan 116/1-4, 119/1-c maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara yönelik istinaf başvurusu üzerine kararın kaldırılarak sanığın her iki suçtan beraatine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararına karşı katılanlar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Temyiz dilekçesi incelendiğinde, katılanlar vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanığın beraatine ilişkin kararın kaldırılarak cezalandılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyetine başlamasıyla birlikte istinaf sonrası temyiz incelemesinin sebebi ve kapsamının belirlenmesi bakımından 5271 sayılı CMK’nın 288,289,294,298 ve 301. maddelerinde yer alan hükümler ile konuyla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararları değerlendirildiğinde katılanlar vekilinin temyiz dilekçesinde maddi hukuk kurallarına aykırılık gerekçesine dayanan temyiz sebeplerinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gerektiği, ayrıca temyize konu kararın beraat kararı olması da nazara alındığında hukuki denetimin yapılabilmesi için maddi olay olarak da adlandırılan vakıa denetiminin de yapılmasında zorunluluk bulunduğu, bu nedenle temyiz talebinin esas yönünden incelenmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan temyiz dilekçesinin sebep içermemesi nedeniyle CMK 298 maddesi gereğince reddine dair I numaralı ilamdaki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.