YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9616
KARAR NO : 2021/3113
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 116/4 ve (2 kez) 31/3. maddeleri uyarınca 5 yıl ve 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Trabzon Çocuk Mahkemesinin 02/10/2018 tarihli ve 2018/3 esas, 2018/233 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 27/10/2020 gün ve 94660652-105-61-16753-2019-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/11/2020 gün ve 2020/96391 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1-Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçu nedeniyle hükmedilen 8 ay hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Katılanların suç tarihinde gece saat 00:30 sıralarında yattıklarını, saat 05:30 sıralarında uyandıklarında hırsızlık yapıldığını fark ettiklerini beyan ettikleri, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, UYAP sisteminden alınan güneşin doğuş ve batış saatlerini gösteren çizelgeye göre, olay günü Trabzon ilinde güneşin 04.03’te doğduğu ve yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin 04.03’te sona erdiğinin anlaşılması karşısında, suçların gece işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu kararda tartışılmaksızın, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nun 143. ve 116/4. maddeleri uyarınca uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinde “(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir.” hükmü yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 sayılı Kanunu’nun 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması hususları da belirlenmiş olup, bu yönlerden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 23/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.