YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9807
KARAR NO : 2021/3856
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.07.2020 tarih, 2019/1-52 esas ve 2020/359 karar, 12.03.2020 tarih, 2018/1-337 esas ve 2020/176 karar, 23.10.2018 tarih, 2017/1-842 ve 2018/457 karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “feragat” ya da “vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nın 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “istek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık …’in temyiz isteminde bulunduktan sonra “Tahliye olamıyorum, bu sebepten dolayı, dosyamın onaylanıp, tarafıma müddetname verilmesini istiyorum.” şeklindeki dilekçeleri ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de daha fazla ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına/öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, dilekçelerinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafisinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
1-Sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;5271 sayılı CMK’nın 294. maddesinde düzenlenen, ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenlemede gözetilerek katılan vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; katılan … vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek , sanık … müdafiinin temyiz isteminin; sanık hakkında beraat kararı verilmesi, katılandan olayın hemen akabinde kan, idrar ve saç örnekleri alınmadığı, soruşturma makamlarının eksik ya da geç yaptığı bir işlemden dolayı eylemin niteliğinin değiştirilmesinin kabul edilemez olduğu ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmiş olmasına, sanık … müdafiinin temyiz isteminin; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 39. maddesinin uygulanması gerektiğine ve sanık … müdafiinin temyiz isteminin; suç vasfının hırsızlık olarak nitelendirilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 39. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar …, … ve … hakkında, nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlerinde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, mahalli mahkemeye gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığa İADESİNE, 03.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.