YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10300
KARAR NO : 2021/7228
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, istinaf isteminin esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; sanık … hakkında 04/12/2017 tarihli eylem nedeni ile yağmaya teşebbüs suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden hükmedilen cezanın tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından; 31/07/2017 tarihli yağma suçu yönünden ise 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
I-)Katılan vekilinin sanıklar … ile … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin sanıklar … ile …’ın nitelikli yağma suçundan mahkûm olması gerektiğine, sanık …’un temyiz isteminin suç işleme kastının bulunmadığına, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise, müvekkilinin kastının bulunmadığına, suç vasfının yanlış belirlendiğine, TCK 39. madde hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar … ile … haklarındaki beraat kararının gerekçesinin yasal ve yeterli olduğu, bu itibarla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı; sanık … hakkında verilen hükümlerde toplanan delillerin yeterli olduğu, katılanın alınanın ifadesinin usulüne uygun olarak kabul edildiği, suç vasfı doğru saptandığı gibi yasal ve yerinde orantılı olarak ceza miktarının belirlendiği, yine verilen ceza miktarlarına göre de sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu itibarla sanık hakkında yağma, yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar … ile … hakkında kurulan beraat hükümleri ile sanık … hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, katılan vekili ve sanık … ile müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
II-)Suça sürüklenen çocuk hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır”, aynı Kanun’un 294. maddesinin ”temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek yapılan incelemede;
1-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk …’ın 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması ve sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 08/03/2018 tarihli ve sonrasındaki 18/06/2018, 12/07/2018 tarihli oturumların kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin öncelikle bu nedenlerle CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için …’ne gönderilmesine, 08/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.