YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1066
KARAR NO : 2021/16623
KARAR TARİHİ : 28.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamı incelenmekle; katılana ait araca benzin dökerek yakılmaya çalışıldığı sırada araba sesini duyup camdan bakan katılanın babası …’nun daha önce tanıdıkları ve aralarında husumet olduğu ileri sürülen sanıkların üçünü de görüp bağırdığı ve oğluna seslendiği bu sırada sanıkları eylemlerini tamamlayamadan olay yerinden kaçtıkları olayda; tanık … ve yine şahısları arabanın içinde gören katılanın annesi …’nun beyanlarında sanıkları kesin olarak teşhis ettikleri anlaşılmakla sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.10. 2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy:
Sanıklar …, … ve … hakkında müşteki …’nun aracına benzin dökerek yakmaya çalıştıkları gerekçesi ile kamu davası açıldığı mahkemece sanıkların beraatine karar verildiği 6. Ceza Dairemizin çoğunluk görüşü sanıkların mahkumiyetleri gerektiğinden söz konusu kararı bozmuştur.
Sanıklar ile müşteki arasında husumet bulunduğu bu durumu bir kısım sanıklar ve müşteki ile olayın görgü tanıkları müştekinin anne ve babasının doğruladıkları, olay saatinde olay tanıklarının ayakta oluşunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayakta olduklarını bir an kabul etsek bile babanın olay yeri ile evin camının bulunduğu mesafenin 10 metre, annesinin 50 metre olarak belirttiği, gece 03:00’de bu mesafelerden araç içerisinin görünmesinin mümkün olmadığı, zaten annesi …’ın sıcağı sıcağına alınan hazırlık beyanında şahısların kim olduğu yönünde bir beyanının olmadığı, …’nun da hazırlıkta benzin şişesinin …’nın elinde olduğunu, kovuşturma aşamasında …’de olduğunu beyan ettiği, bu nedenle görgü tanıklarının beyanına itibar edilemeyeceği, sanıkların söz konusu suçu işlediklerine dair kesin ve yeterli delilin bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır hukuk genel ilkesi gereğince ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu beraat kararının onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.