YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1132
KARAR NO : 2021/2091
KARAR TARİHİ : 10.02.2021
Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29/06/2018 gün ve 2018/238 Esas, 2018/269 Karar sayılı hükmün sanık … ve müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 30/09/2020 gün ve 2018/3556 Esas, 2020/3136 karar sayılı onama yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2021 gün ve KD-2020/97117 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/02/2016 gün ve KD- 2015/425299 sayılı yazısı ile;
Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2018 tarih ve 2018/238 E ve 2018/269 sayılı kararı ile sanık hakkında TCK’nin 148/1, 35, 53. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezasına hükmedilmiştir.
Sanık ve sanık vekili kararı temyiz etmiş ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarih ve 2018/3556 Esas ve 2020/3136 Karar sayılı ilamıyla hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.
Sanık 16.10.2020 tarihinde, akıl hastası olduğunu dair önceden gönderdiği raporlara ve belgelere istinaden karara itiraz etmiştir.
Sanık ilamdan önce 10.12.2019 ve 15.06.2020 tarihinde Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden, Erzincan Askeri Hastanesinden akıl hastası olduğuna dair raporları ve bir takım belgeleri dosyaya ibraz etmiştir. Bu durumda sanık hakkında suç tarihi itibariyle TCK m. 32. maddesi kapsamında rapor aldırılması gerekmekle ilgili ilama itiraz edilmesi zarureti hasıl olmuştur.’ şeklinde itiraz edildiği anlaşılmış olmakla;
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK’nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2-) Dairemizin 30/09/2020 gün ve 2018/3556 Esas, 2020/3136 sayılı kararının kaldırılmasına,
3-) Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve nitelendirmede Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’in hükümden sonra sunmuş olduğu fotokopi niteliğinde ve çok okunaklı olmayan 24.02.2011 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri Erzincan Askeri Hastanesi Sağlık Kurulu raporunda; sanığın paranoid tip tanısı ile tedavisine başlanılıp, üç süre ile hava değişimine gönderilip, sonrasında … hakkında kesin raporun düzenleneceğinin bildirildiği, ayrıca sanık hakkında Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 17.06.2019 tarihli raporunda; 13.06.2016 tarihinde sanığın işlediği iddia olunan hakaret ve yargı görevi yapanı etkileme suçlarından akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayamayacağı, TCK’nın 32. maddesi kapsamında olduğunun’ tespit edildiğinin anlaşılması karşısında;
Sanığa ait önceki tarihli raporların asıllarının temin edilmesinden sonra, 5237 sayılı TCK’nın akıl hastalığını düzenleyen 32. maddesinde öngörülen kriterlere göre de, ”Sanığın suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde tamamen ya da önemli derecede azalma olup olmadığı” araştırılıp, ”İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı” hususunda yöntemince Adli Tıp Kurumu’ndan aldırılacak raporla kesin olarak saptanılarak, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.