Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/11507 E. 2021/12972 K. 05.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11507
KARAR NO : 2021/12972
KARAR TARİHİ : 05.07.2021

Sanıklar …, … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25/09/2017 tarihli iddianamesiyle hırsızlık suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda…. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2018 tarih ve 2017/406 esas, 2018/38 karar sayılı hükmüyle TCK’nın 142/2-g, 143, 62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 9 ay hapis cezası hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilip bu mahkumiyet hükmü, sanık … ve müdafii ile sanıklar … müdafiileri tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmekle… Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin 06/04/2018 tarih ve 2018/1025 esas 2018/618 karar sayıla hükmüyle sanıklar hakkındaki istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmekle, sanık … müdafii ile sanıklar … ile sanık … İlger’in hırsızlık suçu ile ilgili temyiz talepleri üzerine dosya Başsavcılığımıza intikal etmiş ve 20/10/2018 tarihli tebliğname ile temyiz talebinin esastan reddi talep edildiği, Yargıtay 13.Ceza Dairesi’nin 26/02/2019 gün ve 2018/7271 Esas, 2019/2640 Karar sayılı ilamıyla “Sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığından beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesine yönelik olduğu belirlenmekle sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin maddi vakıa denetimi gerektiren bir sebebe dayandıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE” karar verildiği, bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/03/2021 tarih ve 2021/6 itiraz numaralı yazısı ile özetle, “Sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz dilekçelerinde ayrıntılı olarak suçu kabul etmedikleri, haklarında yeterli delil bulunmadığı, mobese incelemesi yapılmayıp tanıklar dinlenmediği, eksik inceleme ile karar verldiği, telefon sinyallerinin incelenmesinden çıkan lehe sonuçların değerlendirme dışında tutulduğu, dosyanın tam incelenmediği, mağdur edildikleri, kararın hukuka aykırı olduğu ile temyiz incelemesi talep ettiklerine ilişkin ve bu gerekçeler CMK.nun 288, 289 ve 294. maddesi kapsamında temyiz sebebi olarak değerlendirilmelidir. Zira aksini kabul halinde, hukuk eğitimi almamış olan sanıklardan, mesleği hukukla iştigal olmasına rağmen hukukçuların dahi takip etmekte zorlandığı ceza hukukundaki mevzuat değişikliğini takip etmesi ve buna göre temyiz dilekçesi yazmasını beklemek olacaktır. Kaldı ki, dosyamıza konu temyiz dilekçelerinin birden fazla açık somut temyiz gerekçesi ileri sürülmüştür. Yüksek Daire’nin red gerekçesinde belirttiği gibi yasanın kullandığı tabir olan ” hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasına” yönelik açık bir ifade veya teknik bir sebep gösterme zorunluluğu bulunmamaktadır.” demekle Dairemizce verilen red kararının kaldırılarak temyiz incelemesi yapılıp temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının onanmasına karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı usul ve yasaya uygun olduğundan Dairemizce itirazın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında Yargıtay (Kapatılan) 13.
Ceza Dairesi’nin 26/02/2019 gün ve 2018/7271 Esas, 2019/2640 Karar sayılı red kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık …, sanık … müdafii ile sanık …’ın ileri sürdüğü temyiz sebepleri bağlamında yapılan incelemede;
Sanıkların müştekiye ait büyükbaş hayvanları çalarak kolluk kuvvetleri tarafından yapılan yol kontrolünde suça konu mallarla yakalanmalarından ibaret eylemleri hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık …, sanık … müdafii ile sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iadesine, 05/07/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.