YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12039
KARAR NO : 2021/18430
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eziyet
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar …, … ve … müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarlarına göre, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
I- Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eziyet suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar …, …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazlarının 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz
isteminin müvekkilinin cürüm işlemediğine, müvekkilinin olay yerinde olmadığına hemen yan odada bulunduğuna, katılanında sanık olduğu iddianamenin dosyada mevcut olduğuna, bu dosya incelendiğinde mağdurun darp etmeyi bilen biri olduğuna, tek delilin katılan beyanı olduğuna, sanık … müdafiinin temyiz isteminin yağma suçuna teşebbüsün unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin hukuka aykırı değerlendirme ile haksız cezalandırıldığına, somut olayın eksik ve yanlış değerlendirildiğine, rıza dışında alıkonmadığına, katılanın sanıklara işlediği suçu polislere söylememeleri yağma ettiği eşyaları …’e vereceğini söylereyerek sanıkları ikna ettiğine, hiçbir zorlama ve baskı olmadan katılanın kendi isteği ile sanık …’in ikametine gittiklerinin dosya kapsamından görüldüğüne, katılanın evde kaldığı süreçte yağma ettiği eşyaların yerini söylemeye zorlanıldığına dair iddiasının soyut iddiadan öteye geçmediğine, ancak katılanın korktuğu işlediği suçu sanıklara yüklemek için kendisini mağdur etmeye çalıştığına, yağma iradesinin bulunmadığına, müvekkilinin katılan ile değil katılanın müvekkili ile irtibata geçtiğine, katılanın çelişkili beyanları olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eve yapılan baskın sırasında müvekkilinin evde bulunmadığına, müvekkilinin olay yerinde ikamet etmediğine, tek bir somut delil bulunmadığına, sanık … müdafiinin temyiz isteminin bağlantılı aynı mahkemenin 2020/153 Esas sayılı dosyasını talep edilmesine rağmen incelenmediğine, bahsedilen bağlantılı dosyada müvekkilinin haberi olmamasına rağmen katılandan istendiği iddia edilen eşyaların bağlantılı dosyanın şikayetçisi …’e ait olduğuna, katılanın dahi yağma iddiasında bulunmadığına, istinaf kararının gerekçesi ile teşebbüse ilişkin kararın çelişkili olduğuna, müvekkilinin barınma ihtiyacı için patronunun kardeşi olan …’in evinde bulunması sebebi ile cezalandırıldığına, yağmaya teşebbüs suçundan verine kararın bozulmasına, sanık … müdafiinin temyiz isteminin özetle eziyet ve kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçlarından verilen kararları müvekkili lehine temyiz etiklerine, istinaf kararında eksik iddia ve savunmanın eksik yer aldığına delillerin tartışılmadığına, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte gerekçesiz ve alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiğine, gerekçesiz TCK’nın 62. maddesinin uygulanmadığına, eziyet ve kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçlarında verilen kararların bozulmasına aynı tarihli diğer dilekçesinde ise özetle yağmaya teşebbüs suçundan veirlen kararı temyiz ettiklerine, kararın makul, akla, hukuka, ve dosya kapsamına uygun bir gerekçe içermediğine, iddia ve savunmada ileri süürlen görüşlerin eksik yer aldığına, delillerin tartışılmadığına, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararda kesin delil bulunmadığı belirtilirken müvekkil hakkında yağma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, ayrıca yağmaya teşebbüs suçundan hüküm kurulmaması gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte gerekçesiz alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasına, teşebbüs uygulanmasında 3/4 oranında indirim yapılmamasına ve TCK’nın 62. maddesinin gerekçesiz uygulanmamasına yönelik olduğuna, katılan … vekilinin temyiz isteminin özetle istinaf kararının maddi gerçeklerle ters düştüğüne, en baştan itibaren yağma iddiasının bulunduğuna, tamamlanmış yağma suçunun işlendiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın aşamalarda alınan beyanı ve bu beyanı ile örtüşen dosyada mevcut kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak ve adli muayene ve adli tıp raporları içeriklerine göre sanıkların konutta, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, gece vakti katılana yönelik yağma suçunu işlemiş olduklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/ a-c-h maddeleri yanında ayrıca TCK’nın 149/1-d maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıkların konut içerisinde katılanın cep telefonunu zorla almış oldukları ve ihbar üzerine gelen kolluk görevlilerince de aynı konut içerisinde yakalandıkları ve katılanın kolluk görevlilerine yer göstermesi suretiyle bahsedilen cep telefonunun aynı konut içerisindeki bir dolapta çantaya konmuş halde bulunmuş olması karşısında sanıkların eylemlerinin tamamlanmış yağma suçunu oluşturacağının gözetilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, … müdafiileri ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, CMK’nın 307/4. maddesi uyarınca aleyhe istinaf edilmeyen 12 yıl hapis cezasının miktarı itibariyle sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 30/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.