YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16
KARAR NO : 2021/14592
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Memnu hakların iadesi talebinin reddi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümlü, Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesine verdiği 23.01.2016 tarihli dilekçesinde, Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.1992 tarih ve 1992/16 Esas, 1992/274 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan mahkum olduğu cezasını infaz ettiğini, koşulları gerçekleştiğinden memnu hakların iadesini talep etmiştir.
Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.1992 tarih ve 1992/16 Esas, 1992/274 Karar sayılı kararının incelenmesinde; hükümlü …’ın hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK’nın 491/2, 61, 522 maddeleri gereğince 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 25.06.1992 tarihinde kesinleştiği ve 06.09.1993 tarihinde infaz ediliği görülmüştür.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkûmiyete bağlı olarak gerek Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının kaldırılmasını sağlayan hukuki bir düzenleme olup, 765 sayılı TCK’nın 121 ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 416 ve 420. maddelerinde yer alan “yasaklanmış hakların geri verilmesi” kurumuna, 5237 sayılı TCK’da ve 5271 sayılı CMK’da yer verilmemiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı TCK dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiği belirtilmektedir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekecektir.
Bu itibarla, mahkûm olduğu hapis cezasını 06.09.1993 tarihinde infaz eden hükümlünün adli sicil kaydına göre, cezanın infazından itibaren üç yıllık deneme süresi içerisinde herhangi bir suç işlemediği de gözetilerek, hükümlünün cezanın infazından itibaren üç yıllık deneme süresi içerisinde hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ”hükümlünün 2000 yılı içerisinde işlemiş olduğu Vergi Usul Kanuna muhalefet suçundan Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/238 Esas sayılı dosyasında yargılandığı, dolaysıyla hayatını iyi halli olarak sürdürmediği, bu nedenle talep sahibi açısından yasal şartların oluşmadığı” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29/09/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.