Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/17307 E. 2021/18020 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17307
KARAR NO : 2021/18020
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Memnu hakların iadesi talebinin reddi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/04/2016 tarihli 2016/14 değişik iş sayılı kararının hükümlüye kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şeklinin açıkça gösterildiği meşruhatlı tebligat gönderilmek suretiyle tebliğ edilmesi gerekirken hükümlüye yapılan 13.01.2017 tarihli tebligatın kanun yoluna ilişkin başvurulacak mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmemesi nedeniyle geçersiz olduğu, hükümlüye yapılan 10.05.2017 tarihli tebligatın usulüne uygun şekilde yapıldığı ve hükümlünün süresinde kanun yoluna başvurmuş olduğu kabul edilerek, tebliğnamede red isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Hükümlü …, Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesine verdiği 23.03.2016 tarihli dilekçesinde, Kırıkkale (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.09.1996 tarih ve 1995/502 Esas, 1996/567 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan mahkum olduğu erteli ağır para cezasının infaz edildiği, koşulları gerçekleştiğinden memnu hakların iadesini talep etmiştir.
Kırıkkale (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.09.1996 tarih ve 1995/502 Esas, 1996/567 Karar sayılı kararının incelenmesinde; hükümlü …’in hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK’nın 491/1, 522/1, 523/1, 59. maddeleri uyarınca verilen hapis cezasının 647 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddeleri uyarınca 125.000 TL ertelenmiş ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 08.10.1996 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresinin suç işlenmeksizin geçirildiği görülmüştür.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkûmiyete bağlı olarak gerek Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının kaldırılmasını sağlayan hukuki bir düzenleme olup, 765 sayılı TCK’nın 121 ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 416 ve 420. maddelerinde yer alan “yasaklanmış hakların geri verilmesi” kurumuna, 5237 sayılı TCK’da ve 5271 sayılı CMK’da yer verilmemiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nda başlangıçta yasaklanmış hakların geri verilmesi ve arşiv kaydının silinmesi kurumlarına yer verilmediği, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, 3682 sayılı Kanunu’nun 8. maddesinin koşullarının bulunması halinde adli sicil kaydının silinmesine karar verilebileceği, ancak; 5560 sayılı Kanun’la 5352 sayılı Kanun’a eklenen 13/A maddesiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi, 6290 sayılı Kanun’la değiştirilen 12. maddesiyle de adil sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi kurumlarının yeniden getirildiği, adli sicil kayıtlarının silinmesine dair kararların istikrar bulmuş Yargıtay içtihatları uyarınca güvenlik tedbirine yönelik hüküm(nihaî karar) niteliğinde olduğu, istinaf mahkemeleri faaliyete geçmeden önce yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin kararların temyiz kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakta ise de;
5237 sayılı TCK’nın 51. maddesindeki düzenlemenin bir infaz rejimi olmasına karşılık, 647 sayılı Kanun’un 6. maddesinde düzenlenen erteleme kurumunun şartlı af niteliğinde olduğu, 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi uyarınca denetim süresinde suç işlenmemesi halinde mahkumiyet hükmünün vaki olmamış sayılacağı, böyle bir durumda bir mahkumiyet hükmünden ve buna bağlı olarak hak yoksunluğunun bulunmasından söz edilemeyeceğinden cihetle yasaklanmış hakların iadesi talebinin reddine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Denetim süresini suç işlemeksizin geçiren hükümlünün 3682 sayılı Kanun’un 8., 5352 sayılı Kanun’un 9., 12. ve Geçici 2. maddeleri uyarınca Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü’ne müracaatla adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesini talep edebilecektir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre hükümlü …’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 24.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.