YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20997
KARAR NO : 2021/18277
KARAR TARİHİ : 25.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan …6. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahalli mahkemenin gerekçeli kararının sanığın eski mernis adresine Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, adreste tanınmadığı belirtilerek tebligat yapılamaması üzerine bu kez Tebligat Kanunun 35. maddesine göre sanığın adresine tebligat yapıldığı görülmüş olup, gerekçeli kararın öncelikle 7201 sayılı Kanunun 21/1. maddesine göre sanığa tebliğinin yapılarak, sanığın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim ederek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde, sanığın sistemde kayıtlı mernis adresine Tebligat Kanununun 21 maddesine göre tebliğ edilemeyen tebligatın Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından temyiz itirazının öğrenme ile süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nin 142/2-h, 143/1. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca, ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 25.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.