YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21709
KARAR NO : 2021/15480
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 299. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede:
Gerekçeli karar başlığından suç tarihlerinin 12/07/2017-31/07/2017 yerine 31/07/2017 olarak yazılması yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
I-Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a ve katılan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz itirazının 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
İlk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığına mağdurlar … ve …’ın ad, soyadı ve kimlik bilgilerinin yerinde yazılması olanaklı kabul edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin 12.07.2017 tarihli olayda sanığın yolda arabada inmiş olup eyleme iştirak etmediğine, diğer sanıkların paranın … arasında paylaşılmasını kararlaştırıklarına, müştekilerin çelişkili beyanlarına dayanarak mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İTİRAZLARININ ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin 31.07.2017 tarihli olayda, kamera görüntülerine ilişkin bilirkişi raporu, HTS kayıtlarına göre delil elde edilemeyip katılanın diğer sanıkları teşhis ederken sanığı teşhis edmemesi dikkate alındığında şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamından; olaya ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesine ilişkin bilirkişi raporu, sanığın kullanmış olduğu cep telefonu hatlarına ilişkin HTS kayıtları, katılan …’un diğer temyiz dışı sanık …’i teşhis etmesine karşın sanık …’ı teşhis edemediği hususları dikkate alındığında, temyiz dışı sanıklar …, … ve …’in, atfı cürum mahiyetindeki soyut iddiaları dışında, sanık …’ın inkara yönelik savunmalarının aksini gösterir ve isnat edilen nitelikli yağma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığından yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, 13/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.