Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/22354 E. 2023/46 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22354
KARAR NO : 2023/46
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye Ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2014 tarih ve 2014/14835 Soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri ile cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; yağma suçundan beraatine; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararının, sanık müdafii, katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.04.2019 tarihli ve 2016/5316 Esas, 2019/2555 Karar sayılı ilamıyla;
“Oluş ve dosya içeriğine göre, gece vakti evlerine gitmekte olan polis memuru müştekilerin alışveriş yapmak üzere market önünde durdukları sırada kullandığı araç ile yanlarına yaklaşan alkollü sanığın camdan uzanarak müştekilerden sigara istediği, müştekilerin sigaralarının olmadığını söylemeleri üzerine araçtan inip ”Siz nasıl adamsınız, sözde delikanlı geçinirsiniz, orospu çocukları, sigaranız yoksa paranız da mı yok” diyerek müşteki …’a yumruk atmak için hamle yaptığı, müştekinin geri çekilmesi üzerine vuramayan sanığın, üstünden çıkardığı bıçakla tekrar …’a saldırdığı, ikinci kez geri çekilen …’ın bu sırada üzerinde bulunan görev nedeniyle zimmetli silahının yere düştüğü, müşteki ve sanığın aynı anda silahı almak için hamle yaptığı ancak silahı sanığın aldığı ve …’a doğrulttuğu, bunun üzerine …’ın ara sokağa doğru kaçtığı, arkasından koşan sanığın bir el ateş ettikten sonra kovalamayı bıraktığı ve aracına geri dönüp olay yerinden ayrıldığı, müşteki tarafından 155’e haber verildiği, yakın olan polis ekibi tarafından takibe geçildiği, “Dur” ihtarına uymayan sanığın takip edildiği sırada, silahı camdan atarak kaçmaya devam ettiği, yolda barikat kurulmak suretiyle yakalandığı, silahın atıldığını gören takipteki ekibin silahı atıldığı yerden aldığı olayda; sanığın eyleminin bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde yağma suçundan beraat, silahlı tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4…. 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2019/194 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 62 inci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Bozma üzerine yapılan yargılama sırasında sanığın savunma hakkının kısıtlandığına,

2. Yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3. Şüphenin giderilmediğine,

4. Bozma öncesi hükümde sanık hakkında yağma suçunun unsuru olan kasten yaralamaya teşebbüs suçundan ayrıca kurulan hükmün kesinleştiğine, aynı eylem nedeniyle iki ayrı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,

5. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Gece vakti evlerine gitmekte olan polis memuru şikayetçilerin alışveriş yapmak üzere market önünde durdukları sırada kullandığı araç ile yanlarına yaklaşan alkollü sanığın camdan uzanarak şikayetçilerden sigara istediği, şikayetçilerin sigaralarının olmadığını söylemeleri üzerine araçtan inip ”Siz nasıl adamsınız, sözde delikanlı geçinirsiniz, orospu çocukları, sigaranız yoksa paranız da mı yok” diyerek şikayetçi …’a yumruk atmak için hamle yaptığı, şikayetçinin geri çekilmesi üzerine vuramayan sanığın, üstünden çıkardığı bıçakla tekrar …’a saldırdığı, ikinci kez geri çekilen …’ın bu sırada üzerinde bulunan görev nedeniyle zimmetli silahının yere düştüğü, şikayetçi ve sanığın aynı anda silahı almak için hamle yaptığı ancak silahı sanığın aldığı ve …’a doğrulttuğu, bunun üzerine …’ın ara sokağa doğru kaçtığı, arkasından koşan sanığın bir el ateş ettikten sonra kovalamayı bırakarak aracına geri dönüp olay yerinden ayrıldığı, şikayetçi tarafından 155’e haber verildiği, yakın olan polis ekibi tarafından takibe geçildiği, “Dur” ihtarına uymayan sanığın takip edildiği sırada, silahı camdan atarak kaçmaya devam ettiği, yolda barikat kurulmak suretiyle yakalandığı, silahın atıldığını gören takipteki ekibin atıldığı yerden silahı aldığı anlaşılmıştır.

2. Olay yerinde boş kovanın bulunduğuna dair olay yeri inceleme tutanağı, sanığın dur ihtarına uymayarak kaçması üzerine kovalanarak yakalandığına dair yakalama tutanağı ile silahın atıldığı yerde bulunarak müştekiye teslim edildiğine dair tutanak, dosya içerisinde mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Savunma hakkı Yönünden
Sanık ve müdafiinin hazır olduğu 13.10.2020 tarihli celsede, bozma ilamı okunarak savunma ve beyan alındığının anlaşılması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suçun unsurları Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

İzafi olan ve bu nedenle kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilen faydalanma amacı ise maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, suça konu malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları da faydalanma kastını oluşturacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulması suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Şüphe Yönünden
Katılan beyanı, olay akışını doğrulayan tutanak içerikleri ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Bozma kararı öncesi kurularak kesinleşen kasten yaralama suçu Yönünden
Bozma öncesinde kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan ve 14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen 2 nci maddesi uyarınca kesin olan 660 TL. adli para cezası yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.

E. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2019/194 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.