Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/2250 E. 2021/3424 K. 01.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2250
KARAR NO : 2021/3424
KARAR TARİHİ : 01.03.2021

Sanık … hakkında, Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, 09/06/2015 gün ve 2014/1322 E, 2015/207 K sayılı karar ile “hırsızlık ve mala zarar verme” suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, 09/06/2015 tarihli duruşmada, SEGBİS’le yüzüne karşı verilen hükme karşı, bir gün sonra, 10/06/2015 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu halde, temyiz isteminin aynı mahkemenin 2104/1023 esas sayılı dosyasına gelen evrak olarak kaydedildiği ve temyiz istemine dayanak olarak da 14/07/2015 tarihli ve yine temyiz istemi içeren dilekçesi gösterildiği, süresinde verilen temyiz dilekçesi dava dosyasında süresinde bulunmadığından ve 14/07/2015 tarihli dilekçede de bu dilekçeden söz edilmediğinden, süreden ret talebi yönünde 09/10/2015 gün ve 2015/326607 sayılı tebliğname düzenlenmiş ve Yargıtay13. Ceza Dairesi’nce süresinde olmadığı gerekçesiyle, anılan ilamla temyiz isteminin reddine karar verildiği ve fakat ilk derece mahkemesinin 06/04/2016 tarihli ek kararında işaret edilen ve dava dosyasına sonradan giren 10/06/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın red kararının kaldırılıp dosyanın esas yönünden incelenmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı usul ve yasaya uygun olduğundan Dairemizce itirazın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında Dairemizin 22.12.2015 tarih, 2015/15014 esas ve 2015/20472 karar sayılı red kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 62. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 142. maddesinde yapılan değişiklikten önce ceza miktarının üst haddinin 5 yıl olduğu dikkate alındığında; sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 151/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihleri olan 11/02/2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.