YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22514
KARAR NO : 2021/16643
KARAR TARİHİ : 28.10.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafisinin talebinin; “ latife beyanının tehdit olmayacağı suçun unsurlarının oluşmadığına” dair olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yağma suçuna ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 148 ile 150. maddelerinde yer alan düzenlemelere göre, yağma bir kişinin tehdit edilerek veya cebir kullanılarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınmasıdır. Kanun’un 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2.fıkrasında senet yağması, 3.fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. TCK’nın 149. maddesinde yağma suçunun nitelikli hali, aynı Kanun’un 150. maddesinde ise hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Cebir, şiddet, tehdit, yağma suçunun zor unsurunu oluşturmaktadır. Zorun bulunmadığı olaylarda, yağma suçunun tipik unsurundan bahsedilemez.
Bu açıklamalar ışığında oluş ve dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde, suç tarihinde babasına ait iş yerinde çalışan mağdurun yanına gelen sanığın bir yeri aramak bahanesiyle cep telefonunu istediği, mağdurun vermek istemediği, sanığın bu kez “sonra seni görürüm” sözünü söylemesi üzerine korkarak cep telefonunu verdiği, sanığın cep telefonu ile konuşuyormuş gibi yaparak olay yerinden uzaklaşması şeklinde geliştiği anlaşılan olayda, malın teslimi sırasında yağma suçunda aranan nitelikteki ciddi, korkutucu seviyede cebir/tehdit içeren söz veya hareket bulunmadığı, mağdurun geçmişten gelen algı ya da tasavvuru ya da psikolojik durumu ve/veya ürkek kişiliği ile yarattığı düşünceye de bu şekilde bir anlam yüklenemeyeceği, salt mağdurun kendi iç dünyasındaki korku ve endişesiyle malın teslimine yöneldiğinin anlaşılması karşısında, mağdura yönelik herhangi bir tehdit ve cebir uygulamayan sanığın 5237 sayılı TCK’nin 142/2-h maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17/06/2021 tarih, 2021/1348 E. 2021/1332 K. sayılı kararı ile verdiği ‘istinaf başvurusunun esastan reddine’ dair usul ve yasaya aykırı bulunan kararının, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. madde ve fıkrası gereğince, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMK’nın 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.