YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22800
KARAR NO : 2021/17415
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar …, …, … müdafiileri ile sanık …
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan 16.07.2021 tarihli ek karara yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, Bölge Adliye mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 16.07.2021 tarihli, 2021/1386 esas ve 2021/1361 karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanığın temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASI,
II- Sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’ya yönelik nitelikli yağma, sanıklar … ve … hakkında ise mağdurlar … ve …’a yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin özetle, mağdurların kimlik tespitlerinin yapılmadığına, ifadeleri alınmadan karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun, işlenmediğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, şüpheye dayalı mahkumiyet hükmü kurulduğuna, mağdurlar ile sanık arasında bir alacak verecek meselesi olduğu halde bu hususun yerel mahkeme tarafından araştırılmadığına, uyuşturucu satıcısı mağdurların ifadelerinden başkaca delil bulunmadığına, cep telefonunu müvekkilinin evinden çıkmadığı sanık … ‘in ikametinden çıktığı buna karşılık sanki müvekkilinin evinden çıkmış gibi kayıtlara geçtiğini, müvekkilinin mağdurların evine dahi çıkmadığına, arabada beklemiş olduğuna, zararın kovuşturma başlamadan önce giderilmesine karşın TCK’nın 168/1-3. maddesi yerine TCK’nın 168/3-2. .maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edildiğine, cezaların yanlış hesaplandığına, iddianamenin, mütalaanın ve hükmün birbirleri ile uyumlu olmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin yapılması gerektiğine, müvekkilinin yardım eden şeklinde suça iştirak ettiği halde asli fail kabul edilmiş olduğuna, sanığa iddianame ve iddianamenin kabullü kararı ve eklerinin okunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğuna, yokluğunda toplanan delillerin sonradan müvekkiline bildirilmediğine, ek savunma hakkı verilmediğine, lehe hükümler uygulanması talebinin karşılanmadığına, eksik soruşturma ile hüküm kurulduğuna, yönelik olduğu, sanık …’in temyiz isteminin özetle karara baştan sona itirazı olduğuna, hakka ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesi istemine yönelik olduğu, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, suç işleme kastının bulunmadığına, somut delil bulunmadığına, mağdurun da zararının giderilmesini istendiğine, zararın giderilmiş olmasına karşın verilen cezanın hakkaniyete aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, yönelik olduğu, sanık … müdafiinin özetle kararların hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, suç işleme kastının bulunmadığına, müvekkilinin diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içinde olmadığına, soyut iddia dışında delil bulunmadığına, yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde gece vakti sanıklar …, … ve …’in …’ya yönelik birden fazla kişi tarafından, silah ile konutta suça konu telefonu zorla aldıkları yine gece vakti sanıklar …, …’in … ve …’a yönelik birden fazla kişi tarafından, silah ile konutta suça konu para ve eşyayı zorla aldıkları, bu itibarla sanık hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik
bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar …, Mustafa Özdemir, … müdafiileri ile sanık …’in yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 09/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.