Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23086 E. 2021/16875 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23086
KARAR NO : 2021/16875
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … müdafiileri duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş iseler de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 299. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık … müdafiinin temyiz itirazının, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının unsurlarının oluşmadığına, çelişkili olan kolluk görevlileri tanıkların beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, suça konu cep telefonlarının mağdurların üzerinden çıkmış olduğuna, salt mağdur beyanları ile yetinilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine, sanık … müdafiinin temyiz itirazının, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının unsurlarının oluşmadığına, suça konu cep telefonlarının mağdurların üzerinden çıkmış olduğuna ilişkin yakalama tutanağı bulunmasına rağmen duruşmada tutanak tanıklarının cep telefonlarının aracın ön konsolunda bulunduğunu beyan ettikleri bu haliyle çelişkili olan kolluk görevlileri tanıkların beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, sanıkların kolluk görevlilerin psikolojik baskıları ile ifade vermiş olduklarına, sanık hakkında değer azlığı indirimi uygulanması ve sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine, sanık …’ın temyiz itirazının, atılı suçları işlediğine dair kesin delil bulunmamasına rağmen mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, uyuşturucu madde satımının ortaya çıkmasını engellemek maksadı ile mağdurların karakolda yanlış beyanda bulunduklarına, beraat etmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
1-)Sanıklar …, … ve … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık …, sanıklar … ve … müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İTİRAZLARININ ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-)Sanıklar …, … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tarihinde, sanıkların uyuşturucu madde satın almak için ortak bir arkadaşları aracılığı ile müşteki …’a ulaşarak buluşma ortamı sağladıkları, uyuşturucu madde temini için 1600 TL parayı müşteki …’e verdikleri, ancak bir süreliğine olay yerinden ayrılan ve sonra geri dönen müştekilerin uyuşturucu maddeyi verecek olan … isimli şahsın parayı alarak kaçtığı ve uyuşturucu maddeyi vermediğini söylemeleri üzerine, sanıkların hep birlikte müştekileri araçlarına alarak dağlık alana götürdükleri, silah göstermek suretiyle araçtan aşağıya indirdikleri, hep birlikte darp ettikleri, üzerlerini arayarak müşteki …’ın cüzdanından 45 TL parasını, müşteki …’in ise cebinde bulunan 695 TL parasını aldıkları, müşteki … darp edilirken, müşteki …’ın yardım etmeye çalışması üzerine sanık …’ın silahı müşteki …’a doğrultarak “sen karışma, yaklaşma, seni vururum” dediği, bu esnada sivil polislerin geldiğini gören sanık …’ın silahı arabanın altına attığı, sanık …’ın da aracın içinde bulunan hapları arabanın altına toprağın içine saklamaya çalıştığı, müştekileri; polisler geldiğinde hapların kendilerine ait olduğunu söylemelerini aksi takdirde “sizi vururuz” şeklinde tehdit ettikleri, akabinde yanlarına gelen kolluk görevlilerinin aracın altındaki namluya sürülmüş vaziyette silah ve hapları ele geçirdikleri olayda; her ne kadar müştekiler sanıkların suça konu paralarla birlikte cep telefonlarını da yağmaladıkları iddiasında bulunmuş iseler de, olay, yakalama ve üst arama tutanağına göre; sanık …’ın üzerinde 190 TL, sanık …’ın üzerinde 735 TL, sanık …’ın üzerinde ise 65 TL para bulunduğu, müştekilerin üzerinde herhangi para bulunmadığı gibi müştekilerin yağmalandığını iddia ettikleri cep telefonlarının kendi üzerlerinde çıktığı dikkate alındığında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince aralarında hukuken korunan bir alacak -borç ilişkisi mevcut değil ise de, sanıkların kasıtlarını müştekilerden uyuşturucu madde satın almak için vermiş oldukları 1600 TL parayı geri almaya özgüledikleri ve bu kasıtla hareket ettikleri bu haliyle eylemlerinin tamamlanmış bir tek nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde iki ayrı nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerin bu nedenle 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için … 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.