YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23532
KARAR NO : 2023/10193
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın süresine göre sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2016 tarihli ve 2014/4061 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bendleri, 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile inceleme dışı nitelikli kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2017 tarihli ve 2016/125 Esas, 2017/62 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bendleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, inceleme dışı nitelikli kasten yaralama suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 37 nci maddesi, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına
karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2017/1158 Esas, 2017/1228 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusu sonucunda;
“…A-Sanıklar … ve … hakklarındaki nitelikli yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;
Vicdani kanaatin oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar,toplanan ve gerekçede tartışılan deliller,gerekçe içeriği ve uygulamaya göre başkaca istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi gereğince aynı eylem nedeniyle oluşan birden fazla neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralamada sanıkların, en ağır netice doğuran artırım nedeninden sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenle, sanıklar hakkında 87/1. maddenin (d) bendinin uygulanması halinde kemik kırığı nedeni ile ayrıca 87/3. madde nedeniyle artırım yapılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı olmakla birlikte bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;
Hükümden TCK’nın 87/3 maddesinin uygulanmasına ilişkin bendin hükümden çıkarılarak sonuç cezanın TCK’nın 87/1-d maddesinin uygulanması neticesinde oluşan duruma göre (4′ er ) dörter yıl hapis cezası olacak şekilde belirlenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B-Sanıklar … ve … hakklarındaki yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;
Vicdani kanaatin oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar,toplanan ve gerekçede tartışılan deliller,gerekçe içeriği ve uygulamaya göre başkaca istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
Yağma suçunun yol kesmek suretiyle işlenmesinde bu ağırlaştırıcı nedenin uygulanabilmesi için suçun önceden tasarlanmış, bu suretle yolda tertibat alınmış ve yoldan geçme özgürlüğünün böylece kısıtlanması gerekir. “Kesme” ifadesi, bu nitelikli halin önceden düşünülmüş olmasını gerektirir.
Mahkemece eylemin yol kesmek suretiyle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususu gerekçede tartışılmamış, mahkemenin eylemin bu nitelikli halin gerçekleştiğine ilişkin değerlendirilmesi, kabul ve kabule dayanak olgu delillere gerekçeli kararda yer verilmemiştir. Aynı eksiklik eylemimin silah ile gerçekleştirildiği hususunda da görülmektedir. Kaldı ki mahkemenin oluşa ilişkin kabulünde silahtan bahsedilmediği halde eylem silahla yağma olarak da isimlendirilerek gerekçede çelişkiye düşülmüştür.
Yetersiz ve çelişkili gerekçe ile sanıklar hakkında TCK’nın 149/1-a,d bendleri uygulaması hukuka aykırı sanıklar müdafilerinin istinaf itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
4. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2017/3014 Esas, 2018/315 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bendleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
5. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.02.2018 tarihli ve 2017/3014 Esas, 2018/315 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusu sonucunda;
“…Vicdani kanaatin oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar,toplanan ve gerekçede tartışılan deliller,gerekçe içeriği ve uygulamaya göre başkaca istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre Sanıkların seçme hakkının cezanın fiilen ceza infaz kurumunda infaz edildiği sürede kısıtlanması, seçilme hakkının suç tipi ve ceza sürelerine göre süresiz kısıtlanması, “ve diğer siyası haklar ” ibaresi iptal edildiğinden “diğer siyasi haklar” yönünden bir kısıtlamaya gidilmemesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması bu maddeye aykırı ise de;
Verilen mahkûmiyetin kanuni sonucu olması sebebiyle bu hususun yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün olmakla;
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Müvekkil lehine verilen savunma dilekçesi, dosyaya sunulan ve toplanan deliller, dinletilen tanıklar ve dosya münderecatının yeterince incelenmediğine, maddi hatalar olduğuna, bilirkişi raporu alınmadığına,
3. Müvekkilin gece vakti birden fazla kişi ile birlikte nitelikli yağma suçunun işlendiği alanda hiç bulunmadığına, müvekkilin olay saatinde engelli kardeşi olan … …’in Engelliler Spor Kulübünde sporcu olduğundan maç dönüşü onu annesinin isteği ile almaya giderken, mahalleden tanıdığı 10-15 kişilik bir grubun bir kişiyi kovaladığını görmüş ve bu gruptaki kişilerin müvekkile kaçan şikayetçiyi tutması, durdurması için seslenmes müvekkilin ise kaçan kişinin hırsız olabileceğini düşünerek şikayetçiyi durdurmak için uğraşmış olduğuna, müvekkilin davaya konu olaya ilişkin başka bir eylemi hareketi ve bahse konu yağma olayının geçtiği yerde bulunuşu olmadığına,
4. Cezalandırılmaya yönelik tek gerekçenin şikâyetçi … isimli yabancı uyruklu kişi olduğuna, başka dosyada hiçbir delil bulunmadığına, şikâyetçinin sadece iki kişinin eşkalini verdiğine müvekkilin ise bu eşgallere uymadığına, şikâyetçinin birinci şahıs olarak motosikleti süren 30-35 yaşlarında 1.80 boylarında beyaz tenli, kalıplı, kısa sarı saçlı, üzerinde siyah kırmızı renk çizgili eşofman olan şahıs şeklinde eşkâl verdiğine, müvekkilin olduğu iddia edilen eşkâlin bu kişi olduğuna, ikinci şahıs olarak ise 30-35 yaşlarında 1.60-1.65 boylarında zayıf yapılı üzerinde mavi renk gömlek ve mavi kot pantolon bulunan şahıs şeklinde eşkâl verdiğine, diğer sanık olan …’nın bu kişi olduğuna, buna karşılık müvekkilin 1.72 boylarında ve esmer birisi olduğuna, sarışın olmadığına, bu eşgale uyan kişinin birinci
duruşmada bildirmiş olduğu halde ve bu kişi tanık sıfatıyla ifadesini vererek adeta bu kişinin kendisi olduğunu belirttiği halde ve yerel mahkeme heyetinin bu durumu gördüğü halde maddi hakikatın gözardı edilerek müvekkilin cezalandırılmasına karar verildiğine,
5. Olayın iki aşamadan ibaret olduğuna, birinci aşamada sigara isteyen uzun boylu sarışın kişi ve yanındakilerin ilk aşamaya dahil olduklarına, mağdurun kaçıp televizyoncunun önüne gelmesi aşamasının ise ikinci aşama olduğu, müvekkilinin ise tesadüfen olay yerine motoru ile geldiğinde mağduru kovalayan grubun bir kısım iddiaları üzerine olayın mahiyetini anlamadan sırf çelme atıp durdurmak için olaya dahil olduğunun görüleceğine, en aleyhe yorum veya durumda bile müvekkilin mağdurun gasp edildikten sonra kaçtığı aşamada çelme atmaya çalışan kişi konumunda olduğuna, müvekkilin mağdura yönelik darp eyleminin de söz konusu olmadığına, her ne kadar yaralamaya ilişkin hüküm kesinleşmiş ise de; bu hususta da yeniden yargılama talebinde bulunacaklarına, müvekkilin bu olayda bir kasıt ya da kusuru olmadığını düşündüğü için tarife uyan H.U. isimli kişinin ismini vermediğine, ancak olayın boyutunu fark edince gerçeği 1. duruşmada ifade etmiş olduğuna,
6. Yerel mahkemece karıştırılan hususun H. U. İsimli kişinin mahkemeye tanık olarak değil sanık adayı olarak gelmiş olduğuna, nitekim bu durumun 13.07.2017 tarihli 1 nolu celsedeki müvekkilin ifadesinden ve tevsii tahkikat taleplerinin kabulünden belli olduğuna, dosyanın eksik incelendiğinden 1. duruşma zaptı okunmadan önceki kararın aynı şekilde verildiğine,
7. Tanık H.U’nun beyanlarında ”Bana okumuş olduğunuz evraklardan olayı anladım, olay tarihinde mahallede kalabalık bir arkadaş grubu ile oturuyordum, hatırladığım kadarı ile bu arkadaş grubunun içerisinde … ve … da vardı, oturduğumuz sırada sokaktan iki Suriyeli şahsın geçtiklerini gördüm, bir süre sonra bu iki Suriyeli şahıs kavga etmeye başladılar, birinin elinde bıçak vardı, biz de kavgayı ayırmak için bu iki kişiye müdahale ettik, müdahale sırasında Suriyeli ve elinde bıçak olan kişi bıçakla …’nın kafasına vurdu ve kaçmaya başladı ve biz de bu kişinin arkasından yakalamak için kendisini kovalamaya başladık, bu kişi … Köprüsünün oraya kadar koşmaya devam etti, ben bir yere kadar koşabildim, diğer kişiler yakalamak için koşmaya devam ettiler, ben durduğum yerden bu kişinin kaçtığı yeri görebiliyordum, bu kişinin kaçtığı yer istikameti olan … Köprüsüne doğru … isimli arkadaşımız kırmızı renkli motosikletle gidiyordu ben ve Suriyeli’yi kovalayan kişiler …’a kaçan kişiyi tutmasını söyledik, … da bu kişinin kaçtığını görünce motosikletle arkasından gitti, ben bu andan sonra bu kişinin kaçtığı yeri göremez oldum ve yakalandığında da kendisine ne yapıldığını görmedim, ancak gördüğüm kadarı ile … bu kişinin yakalandığı yerin yakınındaydı, … bu kişinin yakalandığı yere doğru gitmişti, ama ben yakalanma anını görmedim, bu kişi yakalandıktan sonra da yine kendilerinin yanına gitmedim, daha sonra evime gittim” dediğine, tanığa …’nın adli raporu okunarak sorulduğunda “Ben …’nın o gün hastaneye gitmediğini biliyorum, vücudunda darp cebir izi bulunmadığına dair bir bilgim yoktur, ama bu Suriyeli kişi …’ın kafasına bıçakla vurdu, ben bunu gördüm” dediğine, sanık … müdafiinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda “Şikâyetçi …’nun ifadesinde bahsettiği siyah renkli MZ marka bir motosiklet ben görmedim, buna ilişkin bir bilgim yoktur, ayrıca olay esnasında kimin ne giydiğini hatırlamıyorum, aynı şekilde o gün ben de ne giydiğimi hatırlamıyorum, benim kırmızı siyah çizgili bir eşofmanım yoktur, motosikletim de yoktur, sanık …’ın motosikletinin markası kırmızı renkli Yamaha YBR’dir.” dediğine, şikâyetçinin beyanları okunarak lüzumu üzerine tanıktan sorulduğunda “şikâyetçinin anlattığı gibi kendisinden MZ marka motosiklet ile gelen iki kişinin sigara istemesi, ceplerini yoklamaları hususlarını görmedim, bilmiyorum, bu iki kişinin şikayetçiyi dövdüğü hususunu da bilmiyorum, kaldı ki; benim gördüğüm kadarı ile olay bu şekilde gerçekleşmedi, olay benim yukarıda anlattığım şekilde iki Suriyelinin birbiri ile kavga edip bizim müdahale etmemiz ve elinde bıçak olan Suriyeli’nin …’ın kafasına vurması sonrasında kovalanması şeklinde gerçekleşti, ben şikayetçinin neden olayı yağma kapsamında anlattığını bilemiyorum” dediğine, görüldüğü üzere tanık H.U.’nun yağma anı olarak kabul edilen anda müvekkilin orada olmadığını, şikâyetçiyi kovaladıklarını, müvekkilinin kaçan şikâyetçiyi yakalaması için bağırdıklarını açıkça söylemiş olmasına rağmen yerel mahkemece tanık H.U. hakkında suç duyurusunda bulunmak yerine tanık olarak kabulü ile müvekkilin cezalandırılmış olduğuna,
8. Tanık H.U. ile müvekkil eşkâlinin tespit edilmesi gerektiğine, şikâyetçi tarafça verilen eşkalin müvekkilin eşgaline uymadığına, ama yağma anında orada olduğunu belirten tanık H.U.’nun eşkâle uymakta olduğuna,
9. Müvekkilin kullandığı motorun kırmızı renkli Yamaha YBR model ve 31 … .. plakalı bir motor olduğuna, şikâyetçinin ifadesinde belirtilen yağma anındaki motorun ise siyah renkli MZ marka motor olduğuna, bu durumun hem dosya kapsamından, hem H.U. ifadesinden hem de dosyadaki kamera kayıtlarından belirli olduğuna, müvekkilin karakolda vermiş olduğu ifadede kullandığı Yamaha YBR marka motosikletin plakasının 31 … .. olduğuna, bu plaka sorgulandığında bu motorun yağma anında kullanılan motor olmadığının açık bir şekilde belli olmasına karşın bu hususun araştırılmamasının eksiklik olduğuna,
10. Şikâyetçiyi kovalayan ve dosyada mübrez CD kayıtlarında görünen 10-15 kişi tespit edilebilir olduğu halde yerel mahkemece bu kişilerin tespit edilmesi, dinlenilmesi gerektiğine ,
11. Müvekkilin sigara içmediğini belirtildiği halde yerel mahkemece yağma olayının başlangıcı olan sigara içme olayının dikkate alınmamasının ağır bir hak ihlali olduğuna,
12. Müvekkilin kardeşinin engelliler spor müsabakasının ilgi yerlerden sorulmamasının eksiklik olduğuna,
13. Yurt dışında (Mısır Ülkesi) olduğu düşünlen şikâyetçi için gerekli girişimlerin yapılmayarak eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
14. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,
15. Müvekkilin olay yerinde olmadığı, eşkâlinin tam olarak belirlenmediği, olaya karışan kişilerin tespit edilememesi gibi belirtilen hususların net olarak aydınlanamadığından müvekkilin beraatine karar verilmesi gerektiğine,
16.Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına,
17. Suçun maddi ve manevi unsurlarının müvekkil açısından oluşmamış olduğuna,
18. İstinaf bozma kararında belirtilen gereklere uyulmadığına,
19. Lehe hükümlerin uygulanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması ve erteleme kararı verilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğuna,
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Şikâyetçinin yargılama aşamasında beyanının alınmamış olmasına,
2. Müvekkilin suçu işlemediğine yönelik tanıkların beyanda bulunduklarına,
3.Olayda tehdit eyleminin söz konusu olmadığına,
4. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
5. Kamera kayıtlarında yağma eylemine ilişkin bir kayda rastlanılmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şikâyetçi …’nun Suriye uyruklu olduğu, 23.03.2014 günü, gece saat 21.50 sıralarında … ilçesinde bulunan … Köprüsü civarında yürüdüğü sırada arkasından motosikletli iki şahsın geldiği, bu kişilerin kendisinden sigara istedikleri, sigara verdikten sonra motosikleti kullanan kişinin kendisini zorla tutup duvara yasladığı, motosiklette yolcu olarak bulunan diğer kişinin ise şikâyetçinin ceplerini yoklayarak arka cebinde bulunan 220,00 TL’yi aldığı ve bu sanıkların kendisine “git buradan” dedikleri, şikâyetçinin de bu kişilerden korkarak olay yerinden kaçarak uzaklaşmaya başladığı, fakat bir süre sonra arkasına baktığında kendisinin parasını alan şahısların yanına başka kişilerin de geldiğini gördüğü, daha sonra şikâyetçiyi yağmalayanlardan birinin tekrar motosiklet ile şikâyetçinin arkasından geldiği ve kaçmaya çalışan şikâyetçinin arkasından şikâyetçiye tekme attığı ve bu şekilde şikâyetçiyi yere düşürdüğü, daha sonra şikâyetçinin yerden kalkarak orada bulunan elektronik tamir işleri yapan dükkanın önüne gittiği fakat sanıkların şikâyetçinin peşinden giderek şikâyetçiye saldırmaya başladıkları ve bu esnada şikâyetçiyi bıçak ile yaraladıkları, anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanıkların savunmalarında tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.
3. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında tutarlı beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Şikâyetçiye ait … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenmiş olan 21.03.2016 tarihli kati rapor içeriğine göre şikâyetçinin yaralanması nedeni ile hayati tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, kemik kırığının bulunduğu ve bu kemik kırığının yaşam fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derecede olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
5. Olayın bir kısmının görüntülenebildiği MOBESE (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu) görüntü kayıtlarının ve buna ilişkin tutanakların dosyada mevcut olduğu görülmüştür.
6. Tanıklar C.B., A.A., R.Ç. ve H.U.’nun beyanlarının alındığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı buna karşılık hak yoksunluklarına ilişkin düzeltilerek esastan reddine dair kararlar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçu Bakımından;
1. Suçun Sanık Tarafından İşlenmediği ile Suç Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan beyanında özetle olay günü yanına gelen iki kişiden birinin kendisini yakasından tutarak duvara dayadığına, diğerinin ise üzerinde bulun toplam 220,00 TL parayı zorla aldığına ve kendisinden gitmesini istediklerine, bunun üzerine olay yerinden uzaklaştığına, arkasına baktığında ise motosikletli kişilerin bahsedilen iki kişinin yanına geldiklerine, çevir çevir sesleri duyması üzerine kendisinin kovalandığına, dair anlatımı ile özellikle sanığın diğer sanık …’a “tut kaçmasınlar” şeklindeki tevil yoluyla ikrar içeren savunması ve eylemin gece vakti 21.58 sıralarında gerçekleşmiş olması hep birlikte dikkate alındığına, temyiz istemine konu diğer hususlar sonuca etkili görülmeyerek, nitelikli yağma suçunun sanık tarafından işlendiği ve suç vasfının gece vakti birden fazla kişi ile birlikte nitelikli yağma suçunu oluşturduğuna dair kabul içeren hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama giderleri Yönünden
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, ”eşit olarak” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 09.02.2018 tarihli başlığında heyet üyelerinin kurum siciline yer verilip, ad soyadlarının gösterilmemesi 5271 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçu Bakımından;
Sanık … müdafiinin diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit
ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Somut olayda şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan beyanında özetle siyah renkli motosiklet ile iki şahsın yanına geldiğini, kendisinden sigara istediklerini, birer dal sigara verdiğini motosikleti süren 30-35 yaşlarında 1.80 boylarında beyaz tenli, kalıplı, kısa sarı saçlı, üzerinde siyah kırmızı renk çizgili eşofman olan şahsın yakasından tutarak kendisini duvara dayadığını ve motosikletin arkasındaki 30-35 yaşlarında 1.60-1.65 boylarında zayıf yapılı üzerinde mavi renk gömlek ve mavi kot pantolon bulunan şahısında eliyle ceplerini yokladığı ve arka sağ cebimde bulunan 1 Adet 200,00 TL ve 2 Adet 10,00 TL’lik toplam 220,00 TL parasını cebimden aldıklarını daha sonra bu şahısların kendisine ”Git buradan” dediklerini, kendisininde ordan kaçarak uzaklaştığını, daha sonra geriye baktığında plakasını alamadığı siyah renkli markasını bilmediğim yeni tip bir araç motosikletli şahısların oraya yaklaştıklarını ”Çevir çevir” diyerek bir ses duyduktan sonra motosikletli şahısların yanıma tekrar geldiklerini ve motosikleti süren şahsın kendisine motosiklet seyir halindeyken bir tekme attı ve ben yere düştüğünü, ayağa kalktığını ve koşarak oradan uzaklaştığını, yaklaşık 200 metre kadar koştuktan sonra köprüyü döner dönmez orada bulunan televizyon tamircisinin yanındaki şahıslardan kendisini kurtarmaları için yardım istediğini, motosikletli şahısların tekrar yanıma geldiklerini ve motosikleti kullanan şahsın üzerine doğru yürüyünce orada bulunan insanların şahsı yanından uzaklaştırdıkları esnada motosikletin arkasındaki diğer şahsında kendisine doğru gelmeye başlayınca orada bulunan insanların bu kez o şahsı da oradan uzaklaştırmak istediklerini motosikleti kullanan şahsın aradan sıyrılarak kendisinin yanıma koştuğunu ve kendisine tekme atarak yere düşürdüğünü, ayağıyla kendisine tekme atıp üzerine ayağı ile çöküp eşofmanının cebinden çıkarmış olduğu 10-15 cm uzunluğundaki açılır kapanır bıçağı bir defa daha kafa kısmıma doğru salladığını ve bıçağın kafasının sol kısmına geldiğini ve baygınlık geçirdiğini, kendisine geldiğinde hastanede olduğu beyan etmiş olduğunun anlaşılması ve yağma suçunun şikâyetçinin üzerinden zorla parasının alınması ile tamamlanmış olması dikkate alındığında şikâyetçiden 220,00 TL parasının zorla alındığı ve şikâyetçiden uzaklaşmasının istendiği buna karşılık şikâyetçinin uzaklaşmasından sonra yenilenen suç kastı ile mağdurun motosiklet ile kovalamaca sonucu önce tekme atılarak düşürülmesi suretiyle yakalandığı ve bıçak ile etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati fonksiyonlarına etkisi orta derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik tevil yoluyla ikrar içeren savunmaları, şikâyetçinin oluşa uygun anlatımları ile tüm dosya kapsamı içeriğine göre sanığın şüpheden uzak kesin deliller ile sabit görülebilen eyleminin, bahsedilen yağma eylemi sonrasında şikâyetçiye tekme atmak suretiyle düşürülmesi ile başlayan ve devamında şikâyetçiye yönelik iştirak halinde gerçekleştirilen inceleme dışı nitelikli kasten yaralama suçu olduğu buna karşılık şikâyetçinin üzerinde bulunan 220,00 TL’nin zorla alınması eylemine sanığın gözcü olmak dahil herhangi bir şekilde iştirak ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun denetime olanaklı tartışılmadığı gibi bu hususta şikâyetçinin yeniden beyanının alınması, bunun mümkün bulunmaması halinde soruşturma aşamasında vermiş olduğu eşgal bilgileri ile sanığa ait eşgal bilgileri arasında karşılaştırmanın, kamera kayıtları da irdelenmek ve gerekmesi halinde uzman bilirkişi raporu da alınmak suretiyle tespiti, kamera kayıtlarındaki kişilerin kimliklerinin mümkün olması halinde belirlenmesinden sonra varsa aşamalarda hiç beyanları alınamayanların tanık sıfatı ile anılan hususlarda beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafının 2 nolu bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.02.2018 tarihli ve 2017/3014 Esas, 2018/315 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünün sanık … yönünden “Sanıklardan eşit olarak tahsil” kelimesinin çıkartılarak, yerine “Sanığın neden olduğu yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi, yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.02.2018 tarihli ve 2017/3014 Esas, 2018/315 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.