Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23548 E. 2023/8823 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23548
KARAR NO : 2023/8823
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu silahla tehdit suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, yağma suçuna ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2017 tarihli 2017/4032 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/78 Esas, 2017/443 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci maddesi, üçüncü fıkrasının (f) bendi , 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2018/152 Esas, 2018/508 Karar sayılı kararı ile;
”… Sanık atılı yağma suçunu aynı zamanda silahtan sayılan sopa ile işlediği halde, sanık hakkında TCK’nun 149/1-a maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu olmadığı için yeniden yargılama konusu yapılmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında TCK’nun 53. maddesi kapsamında güvenlik tedbiri uygulanırken Seçme hakkının cezanın fiilen ceza infaz kurumunda infaz edildiği dönemde kısıtlanması, seçilme hakkının süresiz kısıtlanması ve Sanık hakkında diğer siyasi haklar yönünden bir kısıtlama getirilmemesi yönünde karar verilmesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı olmakla birlikte;
Verilen mahkûmiyetin kanuni sonucu olması sebebiyle bu hususun yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün olmakla;
Her iki hükümde TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nun 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”
İbaresinin yazılması suretiyle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi,
1. Dosyadaki çelişkili beyanlarının giderilmediğine,
2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği yağma suçunun oluşmadığı eylemin sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Uzun süredir evine gitmeyen yeğeni …’i mağdur …’ın yanında gören sanık …’ın şahısların yanına gelerek mağdur …’a, ” senin yüzünden … eve gelmiyor ” diyerek yanındaki bir şahıs ile mağduru ve tanık …’i, Ben u Sen mezarlığı alt kısmındaki ve Dicle Nehri kenarındaki boş arazide bulunan metruk binaya götürdüğü ve mağdurun ayaklarını ve ellerini zincirle orada bulunan motora bağladığı ve tekme ve yumruk atarak darp ettiği, sopayla başına ve ayağına vurduğu, bu sırada …’ın yanında bulunan diğer şahsın sanığı engellemeye çalıştığı, ancak engelleyemediği; bu arada sanığın, mağdurun 15,00 TL parasını, şarj cihazını ve botlarını alıp mağduru o şekilde bırakarak olay yerinden ayrıldığı; sıkı bağlamadıkları için mağdurun, kendi imkanlarıyla zinciri çözerek en yakınındaki polis uygulama noktasına gidip olayı bütün samimiyetiyle ve oluşa uygun bir şekilde polise anlattığı ve mahkemece sanığın yağma suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık …’ın olayın akabinde yeğeni tanık H.Ç ile birlikteyken polislerce yakalandıkları 30.01.2017 tarihli tutanak içeriğinden anlaşılmıştır.

3. Dosya içerisinde mevcut 30.01.2017 tarihli Canlı Teşhis tutanağında mağdurun sanığı teşhis ettiği anlaşılmıştır.

4. Sanığın atılı suçu kabul etmemekle sadece mağdura … attığına dair beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Selahaddin … Devlet hastanesinin 30.01.2017 tarihli saat 00:30 sıralarında gerçekleşen muayane raporunda; ” mağdurda frontal bölgede 5 cm lik skalp kesisi mevcut olduğu ve basit tıbbi müdehale ile giderilir ölçüde hafif nitelikte olduğunun ” bildirildiği anlaşılmıştır.

6. Tanık H.Ç nin arkadaşı olan mağduru, dayısı olan sanığın Dicle Nehri kenarındaki boş arazide bulunan metruk binaya götürdüğü ve ayaklarını ve ellerini zincirle orada bulunan motora bağladığı ve tekme ve yumruk atarak darp ettiği, sopayla başına ve ayağına vurduğu sonra da mağdurun botlarını aldığına dair mağdurla uyumlu beyanlarda bulunduğu ancak mahkeme de dayısı olan sanık lehine beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
7. Kovuşturma aşamasında zararın giderildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm yönünden mahkeme gerekçesi ve Olay ve Olgular bölümünde anlatılan delillere göre, olayın tanığı olan ve sanığın yeğeni ve mağdurunda arkadaşı olan tanık H.Ç’nin beyanlarındaki çelişki giderilmeye çalışılmış ise de giderilemediği ancak mahkemece sanığın, yeğeni olan …’i saat 20.30 sıralarında mağdur …’ın yanından aldıktan sonra hiç yanından ayırmamış olması ve saat 03.50 sıralarında sanık yakalandığında da …’in, sanığın yanında bulunması dikkate alındığında, …’in duruşmadaki; mağdurun, kendisine bıçak çekip dayısı aleyhine ifade vermesi hususunda zorladığına yönelik beyanlarının oluşa uygun düşmediği, aradan geçen zaman ve … ile sanığın yakınlığı itibariyle muhtemel bir çevre baskısı yada yakınlık nedeniyle etkilenerek çocuğun beyanını değiştirmiş olabileceği ve bir çocuğun başka bir çocuğa 10 gün boyunca evine gitmemesi hususunda aralıksız baskı yapmasının, hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve mağdurun olaydan hemen sonra Ben u sen mezarlığının yanındaki polis uygulama noktasına giderek olayı bütün ayrıntılarıyla ve samimi bir şekilde anlattığı ve anlatıma uygun olarak mağdurun vücudunda yaraların tespit edildiği anlaşılmakla, sanığın sırf suçtan kurtulmaya yönelik ve aşamalarda kendi içinde çelişkili beyanlarına itibar edilmediği… yönündeki gerekçesi yerinde görülmekle sanığın yağma eyleminin sübut bulduğu anlaşılmakla bu husustaki temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2018/152 Esas, 2018/508 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.