YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23585
KARAR NO : 2023/118
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.07.2012 tarihli ve 2012/65863 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2012/308 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (h) bentleri ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2012/308 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi’nin 31.05.2018 tarihli ve 2018/681 Esas, 2018/1243 Karar sayılı kararı ile;
“…a-Sanığın savunmasında ve katılanın babasının beyanında katılanın zihinsel engelli olduğunun belirtilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin uygulanması açısından beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı konusunda rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından,
b-Sanığın, katılanın yol üzerinde geçişini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yollarını kesmek biçiminde bir hareketlerinin bulunmadığı ve bu bağlamda “yol kesmek”ten söz edilemeyeceği gözetilmeden, yasal koşulları oluşmayan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin (d) bendinin de hüküm fıkrasında gösterilmesi kanuna aykırı ise de, olayda birden fazla nitelikli halin bulunması ve temel ceza belirlenirken gösterilen gerekçe karşısında bu husus sonuç cezaya etkili olmadığından,
c-Sanığın adli sicil kaydında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde verilip kesinleşen mahkumiyetinin bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece sanığın tekerrüre esas olabilecek nitelikte olan mahkumiyetinin kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir şekilde gerekçeli ve varsa ek kararlarının getirtilip dosyaya konulması ve incelendikten sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekmesine rağmen bu hususun gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından,
d-5271 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmanın başladığının, iddianamenin kabulü kararı okunarak açıklanması gerektiği gözetilmemiş ise de; sanığın savunması alınmadan önce iddianamenin okunarak yüklenen suç hakkında yeterince bilgilendirilmiş olduğundan, sonuca etkili olmadığından”; bu hususlar eleştirilerek sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1-Sanığın suçu işlediğine dair somut ve şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına,
2-Sanık yakınlarınca katılanın zararı giderildiği halde, bu husus katılandan sorulmadan karar verilmesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan …’ın olay günü gece saat 03.00 sıralarında yolda yürüdüğü sırada yüzleri maskeli iki kişinin katılanın önüne çıkarak, üzerinde ne varsa vermesini isteyip, öümle tehdit ettikleri, katılanın üzerinde bir şey olmadığını söylemesi üzerine şahısların katılanın üzerini arayarak iki adet cep telefonunu aldıkları, daha sonra katılandan para istedikleri, katılanın parasının olmadığını söylemesi üzerine şahısların katılanı taşla yaralayarak olay yerinden kaçtıkları anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanları bulunduğu görülmüştür.
3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı … Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 26.10.2011 tarihli “Katılan …’ın yaralanmasının; kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuna” ilişkin adli rapor dava dosyasında mevcuttur.
4. Suça konu iki adet cep telefonunun katılana teslim edildiğine ilişkin 26.10.2011 tarihli teslim tesellüm tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 17.11.2011 tarihli “siyah renkli bere üzerinden epitel hücre olabileceği değerlendirilerek alınan örnek üzerinde belirlenen genotip özelliklerin bir erkek şahsa ait olduğuna ” ilişkin ekspertiz raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.12.2012 tarihli “Şüpheli …’a ait olduğu belirtilen kan numunesi üzerinde belirlenen DNA profilinin; 26.10.2011 günü … İlçe Emniyet Müdürlüğü idaresi dahilinde meydana gelen Darp ve Gasp olayı ile ilgili olarak; … İlçe Emniyet Müdürlüğünün 28.10.2011 tarih ve 2384 suç nolu yazısı ile Laboratuvara incelenmek üzere gönderilen siyah renkli bere üzerinden epitel hücre olabileceği değerlendirilerek alınan örnek üzerinde belirlenen DNA profili ile uyumlu olduğuna” ilişkin rapor dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, eleştiriler dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Suçu İşlediğine Dair Somut ve Şüpheden Uzak Kesin Delil Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın olaya ilişkin anlatımlarının, dosyada mevcut delil niteliğindeki Olay ve olgular başlığı altında (3,5,6) numaralı paragraflarda içerikleri anlatılan … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 17.11.2011 tarihli ekspertiz raporu, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.12.2012 tarihli rapor ve 26.10.2011 tarihli adli rapor ile doğrulandığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık Yakınlarınca Katılanın Zararı Giderildiği Halde, Bu Husus Katılandan Sorulmadan Karar Verilmesine İlşkin Temyiz Sebebi Yönünden
26.10.2011 tarihli tutanak içeriğine göre, suça konu cep telefonlarının sanık ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen suç ortağının kaçmış oldukları istikamet üzerinde kolluk görevlileri tarafından yapılan arama sonucu bulunduğu, rızaya ve pişmanlığa dayalı bir iade bulunmadığı, bu haliyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığından kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 31.05.2018 tarihli ve 2018/681 Esas, 2018/1243 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.