Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24113 E. 2023/8923 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24113
KARAR NO : 2023/8923
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Gece vakti yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan bir dava ve temyizi kabil bir karar bulunmadığı, bu nedenle bu suç yönünden zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.03.2017 tarihli ve 2017/428 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2017 tarihli ve 2017/29 Esas, 2017/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 145 inci maddesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.

3. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2017 tarihli ve 2017/29 Esas, 2017/70 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi’nin 09.01.2019 tarihli ve 2017/3287 Esas, 2019/6 Karar sayılı ilâmıyla; İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında yağma suçundan, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kazanılmış hakkı nedeni ile sonuç olarak 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Suça konu malın değeri az olduğundan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
2. İlk derece mahkemesince düşme kararı verilen yaralama suçunun yağma suçunun unsuru olarak değerlendirilemeyeceğine,
İlişkindir.
3. Sanık hakkında dava açılmamasına rağmen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden suç duyurusunda bulunulması kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi değerlendirme dışı bırakılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde gece vakti sayılan zaman diliminde mağdur …’nın iş çıkışı İnönü Caddesi … Camisi Yavuz Marketin önünde aracından inerek … Tavukçuluk isimli markete doğru gittiği esnada, sanığın kullanmış olduğu 42… plakalı araç ile mağdurun yanında durarak araçtan indiği, mağdura “arabaya bin” dediği, mağdurun arabaya binmek istememesi üzerine sanığın, mağdurun kolundaki çantayı asılarak çekmeye çalıştığı, mağdurun bu sırada yere düştüğü, sanığın da çantayla birlikte aracına binerek olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda alınan beyanlarında, olay gecesi alkollü olduğunu, mağdur ile aralarında ne geçtiğini hatırlamadığını, ayrıca kollukta mağdurun çantasını alıp almadığını hatırlamadığını arabası ile seyir halinde iken bir ara alkol aldığını ve ön koltukta özellikleri bulunmayan bir çanta gördüğünü, çantayı bulduğu hali ile yol kenarına attığını beyan etmiştir.
3. Dosya içerisindeki 01.02.2017 tarihli Olay-Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağına göre, sanığın “çantayı attığım” dediği yere gidildiği, çantaya rastlanmadığı, toplu halde ilaçlar, krem ve pamuk ele geçirilerek mağdura teşhis ettirilmek amacı ile muhafaza altına alındığı, mağdur tarafından eşyaların kendisine ait olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

4. Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu, 09.01.2019 tarihli duruşmadaki beyanında, çantası ve içerisinde bulunan malzemelerin yaklaşık değerinin 1.000,00 TL olduğunu, kovuşturma aşamasında zararının tamamen giderildiğini, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına … gösterdiğini beyan etmiştir.

5. Akşehir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 28.01.2017 tarihli “Mağdur …’nin yaralanmasının; kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuna” ilişkin adli rapor dava dosyasında mevcuttur.

6. Kolluk tarafından düzenlenen 01.02.2017 tarihli CD izleme tutanağı ile; mağdur ile sanığın bir müddet konuştuğu arkasından sanığın mağduru aracın sol arka kapısını açarak araca bindirmeye çalıştığı, mağdurun araca binmek istememesi üzerine sanığın 02.18.14’te sanığın ayrılmasına izin vermediği mağduru engellediği ve kolundan çekerek aracına götürmek istediği mağdurun 02.17.49 ‘da yol üzerinde sol elinde çantası sağ elinde telefonu ile beklediği ,sanığın bu sırada aracı az ileri de yol üzerinde bırakıp mağdurun yanına geldiği, mağdurun 02.18.00 da sol kolunda bulunan çantasını sağ koluna taktığı akabinde 02.18.03’te sanığın mağdurun sol kolunu tutarak çekmeye ve bu suretle götürmeye çalıştığı, bu sırada mağdurun yere düştüğü ve birkaç metre sanık tarafından sol kolu çekilmek sureti ile yerde sürüklendiği olayın yaklaşık 7 saniye sürdüğü, 02.18.10 da mağdurun sağ kolunda bulunan çantanın yere düştüğü sanığın yere düşen çantayı alıp aracına binerek olay yerinden uzaklaştığı tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, iddia, sanık, mağdur beyanı ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sanığın yağma suçunu işlediği sabit görülerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Malın Değerinin Azlığının Göz Önünde Bulundurulmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun kovuşturma aşamasındaki beyanına göre, sanığın işlediği nitelikli yağma suçuna konu çanta ve içerisinde bulunan malzemelerin değerinin yaklaşık 1.000,00 TL olduğu, suç tarihi itibari ile bu miktar az kabul edilmediğinden, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmamış, hükümde bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince Düşme Kararı Verilen Yaralama Suçunun Yağma Suçunun Unsuru Olarak Değerlendirilemeyeceğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi’nde “Kaç tane fiil varsa o kadar suç, kaç tane suç varsa o kadar ceza” kuralı geçerlidir. Ancak bu kuralın; bileşik suç, zincirleme suç ve fikri içtimadan ibaret olmak üzere üç ayrı istisnası kabul edilmiştir. TCK’nın 42 nci maddesine göre, biri diğerinin unsurunu veya nitelikli hâlini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz. Örneğin; yağma suçunda, hırsızlık ve tehdit ve/veya yaralama suçları bütünleşerek bağımsız suç olma niteliklerini yitirmiş ve yağma suçunun birer unsuru haline gelmiştir.

Somut olayda, her ne kadar ilk derece mahkemesince sanık hakkında yaralama suçundan şikâyet bulunmadığı için düşme kararı verilmiş ise de, sanığın mağdurun kolundaki çantayı asılarak çekmeye çalıştığı, mağdurun bu sırada yere düşerek sürüklendiği ve basit tıbbi müdahele ile giderilebilir şekilde yaralandığı şeklindeki eyleminin kül halinde yağma suçunu oluşturduğu, sanığın yaralama eyleminin yağma suçunun unsuru olup bileşik suç nedeniyle tek fiil sayılması gerektiği, bu tür durumlarda gerçek içtima hükümleri uygulanamayacağından, bu yönüyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 09.01.2019 tarihli ve 2017/3287 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.