YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24492
KARAR NO : 2023/93
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/87840 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü madde birinci ve ikinci fıkraları ve 63 üncü madde birinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2018 tarihli ve 2017/558 Esas, 2018/197 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrası (a) bendi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin, 23.11.2018 Tarihli ve 2018/2358 Esas, 2018/2538 Karar sayılı kararıyla, sanığın eyleminin işyerinde gerçekleşmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yanında (d) bendi ile de uygulama yapılarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği aleyhe istinaf bulunmadığından eleştirerek, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği,
2. Suç vasfının yanlış değerlendirildiği,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın işyerinde mağdur ve tanık ile birlikte kaldıkları konteynırda oldukları sırada, kalfanın numarasını vermemesi nedeniyle işyeri arkadaşı mağdura ekmek bıçağını göstererek telefonunu ve cüzdanını istediği, mağdurun bu durumdan korkarak telefon ve cüzdanı verdiği ve fırsatını bulduğunda odadan kaçarak polis ve kalfalara haber vermesi üzerine olay yerine gelen kalfaların yardımı ile sanığın telefon ve cüzdanı verdiği ancak sanığın cüzdanın içinden mağdura ait sürücü belgesini alarak teslim etmediği, 16.10.2017 tarihli kolluk tutanağına göre, ertesi gün yakalanan sanığın üzerinde mağdura ait sürücü belgesinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili beyanlarda bulunduğu ve 17.10.2017 tarihli … Cumhuriyet Başsavcılığında suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.
4. Kolluk tarafından düzenlenen, sanık yakalandığında üzerinde mağdura ait sürücü belgesinin bulunduğu tespitine ilişkin 16.10.2017 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Mağdurun beyanı, sanığın Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesindeki ikrarı, mağdurun ehliyetinin olayın ertesi günü yakalanan sanıkta ele geçirildiğine ilişkin 16.10.2017 tarihli tutanak karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suç Vasfının Yanlış Değerlendirildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.
Yağma suçunu 5237 sayılı Kanun’ un 141 ve 142 nci maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçundan ayıran özelliği, malın alınması veya verilmesini temin için zilyetin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmasıdır. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmayarak failin malı alması ya da mağdurun malı teslim etmesi gerekmektedir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalardaki beyanı ve sanığın, ilk derece mahkemesinin olayın oluş şeklini kabulüyle uyumlu, 17.10.2017 tarihli … Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanındaki ikrarına göre; sanığın şantiyede birlikte kaldıkları konteynırda sinirlenerek mağdura bıçak gösterip mağdurun telefon ve cüzdanını teslim etmeye zorladığı ve aldığı eyleminde, olayın oluş şekline göre gösterilen bıçak üzerine mağdurun vücut bütünlüğüne yönelik saldırı gerçekleştirileceğinden korkarak telefon ve cüzdanını teslim etmek zorunda kaldığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendindeki suçu oluşturduğu, ilk derece mahkemesince sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kabul edildiği, … Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yanında (d) bendinin de uygulanması gerektiğini belirterek eleştirdiğinden temyiz istemine yönelik aykırılık bulunmamıştır.
3. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Mağdurun aşamalardaki beyanına göre, sanığın aldığı cüzdan ve telefonu kalfaların sanıktan alarak mağdura teslim ettiği ve sanığın 17.10.2017 tarihli … Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanındaki ikrarından da anlaşılmakla cüzdanın içinden aldığı mağdura ait ehliyeti teslim etmediği, kolluk tarafından düzenlenen 16.10.2017 tarihli tutanağa göre, sanık yakalandığında mağdura ait ehliyetin üstünde ele geçirilerek teslim edildiği tespit edildiğinden, sanığın etkin pişmanlık iradesinin gösterir bir eyleminin olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanmamasında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/2358 Esas, 2018/2538 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.