Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24621 E. 2023/34 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24621
KARAR NO : 2023/34
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : İlk derece mahkeme kararı kaldırılarak yeniden kurulan düşme

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/2302 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2013 tarihli ve 2013/243 Esas, 2013/240 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının temyiz dışı sanıklar Mustafa İsmail ve Durmuş Güney hakkında açılan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/242 Esas sayılı kamu davası ile Birleştirilmesine karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli ve 2013/242 Esas, 2014/598 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 27.05.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

4. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/411 Esas, 2019/51 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 3 yıllık denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 11.09.2016 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde yer alan basit yaralama suçunu işlediği ve … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/929 Esas, 2018/618 Karar sayılı kararı ile neticeten 1.500,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 22.05.2018 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, aynı maddenin birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 24 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/1743 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca;
“Boyabat Asliye Ceza Mahkemesi ‘nin 02.01.2019 tarih, 2018/379 esas ve 2019/4 karar sayılı suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan mahkumiyetine dair hükmün 5271 sayılı CMK’nın 280/1.maddesi uyarınca Kaldırılmasına,
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının suç tarihinden itibaren işletilen TCK nun 66/1-e ve 66/2 maddelerinde öngörülen uzatılmış dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle CMK nun 223/8 maddesi gereğince Düşürülmesine” şeklinde karar verilmek suretiyle “Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine” karar verilmiştir.

6. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/1743 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararının katılan vekilinin tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/5785 Esas, 2020/9968 Karar sayılı kararı ile;
“…
Burada son olarak açıklamak gerekirse;
Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delilin hükme dayanak yapılması nedeniyle hüküm temyiz edilmiş veya başka bir sebepten temyiz edilmiş olmakla birlikte bu husus temyiz incelemesi sonucu tespit edilmiş ise, CMK’nın 289/1-i maddesi uyarınca hükmün bozulması gerekir. Burada kalan delillere göre, sübutun yeniden değerlendirilmesi gerektiği şeklinde bir bozma, mevzuatımıza uygun tam bir hukuksal denetimdir.
Ancak bunu yapmak yerine, kalan delillerin de mahkumiyete yeteceğini değerlendirip temyiz istemini esastan reddetmek ya da kalan delillere göre beraat kararı vermek gerekir diyerek hükmü bozmak ya da 303/1-a maddesine göre düzelterek onamak tam bir vaka denetimidir.
Somut olayda;
T.C. Anayasası’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230/2, 232, 289/1-g. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının; sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve de Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için; mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianın, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği, dosyamızla ilgili olmayan Boyabat Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.01.2019 tarih, 2018/379 esas ve 2019/4 karar sayılı hükmüne konu olan olaydan dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesine dair gerekçe yok hükmündedir.
Bu nedenle, CMK’nun 289/1-g maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık hali söz konusudur. Aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusunda gösterilmiş olmasa da kararın bu yönden bozulması gerekir. ”
Nedeniyle bozulmasına ve ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine karar verilmistir.

7. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/3095 Esas ve 2021/812 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve aynı kanunun 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzatılmış dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince Düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Zamanaşımı süresi dolmadığını bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,
2. Katılan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı sanık Mustafa İsmail ile birlikte 2010 yılında belirlenemeyen zaman aralığında … Merkez’e bağlı Çimenli Köyü’nden Ambarlık Köyü’ne inen Türk Telekom A.Ş.’ne ait telefon kablolarını iki kez birlikte çaldıkları, yakıp bakırlarını sattıklarını, bir kez de hırsızlık yapacakları sırada görevlilerin gelmesi üzerine hırsızlık yapamadan olay yerinden ayrıldıkları kabul edilmiştir.

2. Katılan kurum tarafından düzenlenen 02.03.2010 tarihli; “… Merkez Ambarlık Köyünde Türk Telekom A.Ş’ ne ait telefon kablolarının hırsızlık sonucu hasara uğratıldığı, 01.03.2010 ile 02.03.2010 tarihleri arasında hattın kesik kaldığına” ilişkin hasar keşif formu, rapor ve hasar tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılan vekilinin 06.05.2014 tarihli oturumda zararın giderildiğini beyan ettiği görülmüştür.

4. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

5. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 27.05.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak, suçun işlendiği tarihten itibaren, zamanaşımının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle durduğu sürenin düşülmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve aynı kanunun 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzamış zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan nitelikli hırsızlık suçundan açılan davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Zamanaşımı süresi dolmadığını İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’ un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine uyan nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve aynı kanunun 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında ön görülen 7 yıl 12 aylık uzayan dava zamanaşımına bağlı olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 27.05.2015 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 11.09.2016 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak suç tarihi olan 01.03.2010 tarihinden Bölge Adliye Mahkemesince karar verildiği tarihte bu sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Taraf Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklinde düzenlendiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında düşme kararı verilmiş olması nedeniyle, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/3095 Esas, 2021/812 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.