YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2817
KARAR NO : 2021/19002
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
.
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
I-Suça sürüklenen çocuklar … ve …, sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 (dahil) TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında ayrı ayrı tayin edilen 1.320 TL’şer; sanıklar … ve … hakkında ayrı ayrı tayin edilen 2.000 TL’şer adli para cezalarına ilişkin hükümlerin, cezaların türü ve miktarları itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar … ve … ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarına karşı, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile eklenen CMK’nın 231/12. fıkrası uyarınca itiraz yasa yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yasa yolu ile merciinde yanılmaları itiraz haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca itirazı incelemeye görevli ve yetkili mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
III-Sanıklar … ve … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sosyal hizmet uzmanı için bilirkişiye ödenen ücretin sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazlarıı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin bölümünde yer alan sanıklara bilirkişi sarf gideri olarak 150 TL’nin yüklenmesine ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında nitelikli hırsızlık; sanıklar … ve … hakkında nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-25.03.2015 tarihli sosyal inceleme raporlarında; suça sürüklenen çocuk …’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçları hakkında bilgi sahibi olmadığı, bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu; diğer suça sürüklenen çocuk …’ün işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını hakkında bilgi sahibi olmadığı, fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi gereğince hırsızlık suçunu işledikleri sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemlerinin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalıklarının ve cezai ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’nden rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuksal durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Müştekinin beyanları ile olay yeri inceleme raporu içeriğine göre; olayın meydana geldiği 2 katlı binanın müştekinin annesine ait, kimsenin oturmadığı, depo (kiler) olarak kullanılan yer olduğunun anlaşılması karşısında; suça konu peynir bidonlarının çalındığı deponun bina niteliğinde olmasına karşın, sadece depo olarak kullanılan bina niteliğindeki yerlere rıza hilafına girilse dahi konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sosyal hizmet uzmanı için harcanması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bilirkişiye ödenen ücretin yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
.